edebiyatokyanus
İÇERİK  
  ANA SAYFA
  YAZILAR
  ARAŞTIRMA-İNCELEME
  SÖYLEŞİ
  DENEME
  ATTİLA İLHAN
  ATTİLA İLHAN-KÖŞE YAZILARI
  E-KİTAP
  ANSİKLOPEDİK
  SATRANÇ VİDEO DERSLERİ DÖKÜMANLAR
  SATRANÇ OYNA
  ŞİİR
  DİL ANLATIM TÜRK EDEBİYATI - LİSE KAYNAK
  EDEBİYAT RADYO
  EDEBİYATIMIZDA ŞİİR ROMAN ÖYKÜ (dinle)
  100 TEMEL ESER (dinle)
  100 TÜRK EDEBİYATÇISI (dinle)
  SESLİ KİTAPLAR
  FOTOĞRAF ÇILIK
  E-DEVLET
  EĞİTİM YÖNETİMİ DENETİMİ
  => YÜKSEK LİSANS TEZİ
  => AB ÜLKELERİNDEKİ EĞİTİM SİSTEMLERİNİN İNCELENMESİ VE TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ İLE KARŞILAŞTIRILMASI
  => EĞİTİM YÖNETİMİNDE YERELLEŞME EĞİLİMİ
  => ÖĞRETİMİN DENETİMİNDE YENİ BAKIŞ AÇISI: “SÜREKLİ
  => Z KURAMI VE OKUL YÖNETİMİNE UYGULANABİLİRLİĞİ
  => İÇERİK KURAMLARI VE EĞİTİM YÖNETİMİNE KATKILARI
  => YÖNETİME KLASİK BİLİMSEL YAKLAŞIMLAR VE EĞİTİM YÖNETİMİNE
  => KAMU YÖNETİMİNDE
  => DÜNYADA VE TÜRKİYE DE EĞİTİM YÖNETİMİ ALANINDA KURAMSAL BİLGİ ÜRETİMİ, SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
  => KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASLAĞI ve ULUSAL EĞİTİM SİSTEMİ GİRİŞ
  => EĞİTİMDE TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ
  => Eğitimin Değerlendirilmesinde Kullanılabilecek
  => TÜRKİYE’DE DENETÇİ BAĞIMSIZLIĞI
  => Eğitimde Toplam Kalite Yönetimi
  => OKUL MÜDÜRLER İ İ Ç İ N GEL İŞ T İ R İ LEN L İ DERL İ K
  => EGITIM VE YASAL TEMELLERI
  => Ölçme ve Değerlendirmede Alternetif Yaklaşımlar
  => Hukuk Hakkında Genel Bilgiler
  => MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA BAĞLI OKUL VE KURUM YÖNETİCİLERİNİN SEÇİMİ
  => DEĞİŞEN DEĞERLER VE EĞİTİM
  => BÖLGE YÖNETİMİ VE EĞİTİM BÖLGELERİ KAVRAMI
  => KİŞİLER ARASI SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNDE KULLANILAN SİSTEMATİK MODELLER
  => OKULDA ETKİLİ ÖĞRETMEN-ÖĞRENCİ İLİŞKİSİNİN YÖNETİMİ
  => Temel Hak ve Hürriyetler
  => POZİTİVİSM ÖTESİ PARADİGMATİK DÖNÜŞÜM VE EĞİTİM YÖNETİMİNDE KURAM ...
  => TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNDE TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ
  => MEDRESEDEN MEKTEBE OSMANLI EĞİTİM SİSTEMİNDEKİ DEĞİŞME
  => Türk Eğitim Sistemi
  => EĞİTİM YÖNETİMİNİN YASAL VE YÖNETSEL DAYANAKLARI
  => KAMU YÖNETİMİNDEN BİLGİ YÖNETİMİNE
  => HAK KAVRAMI EĞİTİMDE SOSYAL ADALET VE EĞİTİM HAKKI
  => BİLGİ YÖNETİMİ – KURUMSAL BİLGİ -YÖNETİMİ
  => BİLGİ YÖNETİMİ – KURUMSAL BİLGİ YÖNETİMİ-2
  => ARAŞTIRMA PROBLEMLERİNİN BELİRLENMESİ
  => ULUSAL SOSYAL BİLİMLERDE SÜRELİ YAYINCILIK KURULTAYI
  => YENİ PARADİGMA ARAYIŞLARI
  => KONTROL ODAĞININ ÇALIŞANLARIN NEZAKET VEYARDIM ETME DAVRANIŞLARINA ETKİSİ
  => ÖĞRETİMİN DENETİMİNDE YENİ BAKIŞ AÇISI
  => ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN EPİSTEMOLOJİKNANÇLARININ
  => FARKLI EĞİTİM SEVİYELERİNDE ESTETİK BEĞENİ
  => İLKÖĞRETİM MÜFETTİŞ YARDIMCILARININ YETİŞTİRİLMESİ
  => OKULLARDAKİ ÖRGÜTSEL GÜVEN DÜZEYİ
  => MAKALE ANALİZİ
  => FARKLILAŞTIRILMIŞ DENETİM
  => NEOKLASİK VE İNSAN İLİŞKİLERİ YAKLAŞIMI
  => HAK KAVRAMI EĞİTİMDE SOSYAL ADALET VE EĞİTİM
  => HUKUKUN ANLAMLANIRILMASI
  => YENİ NESİL ÖĞRETMENLİK
  => GÖRÜŞME TEKNİĞİ
  => EĞİTİM YÖNETİMİNDE E-DEVLET UYGULAMALARI
  => KARİYER YÖNETİMİ.
  => ÖRGÜTLERDE KARİYER GELİŞTİRME
  => ÖĞRETİMİN DENETİMİNDE YENİ BAKIŞ AÇISI:
  => Eğitim Üzerine Yinelenen Eleştiriler, Alternatif Öneriler
  => Enformasyon Toplumu ve Eğitim
  => FRANSA'DAYÜKSEK ÖĞRETİMİN ÖRGÜTSEL YAPISI: PARİS AKADEMİSİ ÖRNEĞİ
  => AVRUPA’DAKİ EĞİTİM SİSTEMLERİ
  => Türk Eğitim Tarihi
  => BATILILAŞMA DÖNEMİ OSMANLI EĞİTİM SİSTEMİNİN GELİŞİMİNE MUKAYESELİ BİR BAKIŞ
  => Almanya, Fransa ve Polonya’nın Eğitim Sistemleri
  => ÖĞRETMENLİK UYGULAMALARINDA MİKRO ÖĞRETİM YÖNTEMİNİN ETKİLİLİĞİNİN İNCELENMESİ
  => EDEBİYAT TEMELLİ SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ
  => EDEBİYAT ÖĞRETİMİNDE WALDMANN MODELİ
  => Sosyal Bilimler Veri Tabanı
  => tezler
  => disiplin ile ilgili KAVRAMLAR,
  => EĞİTİMDE PERFORMANS DEĞERLENDİRME sunu
  => ORTA ÖĞRETİM OKULU ÖĞRETMENLERİNİN
  => BiR HizMET içi EGiTiM OLARAK DENETiM
  => İLKÖĞRETİM OKUL YÖNETİCİLERİNİN DEĞERLENDİRME ROLLERİNE İLİŞKİN ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİ
  => İlköğretim Müfredat Laboratuvar Okullarında Yönetim Süreci
  => EĞİTİM ÇALIŞANLARININ ÖRGÜTSEL SOSYALLEŞMELERİNDE İLKÖĞRETİM OKULU
  => eğitim üzerine
  => EĞİTİM MAKALE YAZI
  => Eğitişim Yazıları
  => Öğretmen ve Okul Yöneticilerinin Sınıf Yönetim Profillerinin İncelenmesi
  => Odenwald Okulu
  => EĞİTİM ÖRGÜTLERİNDE BİLGİ YÖNETİMİ STRATEJİLERİ - YAŞ VE OKUL
  => Bilgi yönetiminin tanımı ve önemi
  => BİLGİ YÖNETİMİ
  => MAKALELERİMİZ
  => 17. MİLLÎ EĞİTİM ŞÛRASI EĞİTİM YÖNETİCİSİ VE EĞİTİM MÜFETTİŞİ YETİŞTİRME SORUNU
  => EĞİTİM KURUMLARI PERFORMANSININ GELİŞTİRİLMESİNDE ÖZDEĞERLENDİRMENİN ÖNEMİ
  => Okul Müdürlerinin Öğretmen Denetimindeki Etkililikleri
  => MAKALELER - eğitim
  => makale havuzu
  => YÖNETİM1
  => İNCELEME1
  => İNCELEME2
  => İNCELEME,
  => İNCELEME,,
  => İNCELEME,,,
  => EĞİTİM SOSYOLOJİSİ
  => eğitim dergi arşivi
  => BAĞLANTI
  => eğt
  => AVRUPA BiRLiGi YOLUNDA YENi OKUL, OKUL YÖNETiCiLERiNiN KARAR VERME SÜRECi
  RADYO TİYATROSU
  ÖĞRETMEN KAYNAK
  EDEBİYAT TV
  SÖYLEŞİLER - BELGESELLER TV
  RADYO KLASİK
  TÜRKÜLER
  GAZETELER MANŞETLER
  ÖYKÜ ANTOLOJİSİ
  DERGİLER - KİTAPLAR - KÜTÜPHANELER
  E-DERGİ
  KİM KİMDİR BİYOGRAFİLER
  ZİYARETÇİ DEFTERİ
  İLETİŞİM
  EDEBİYAT OKYANUS
EĞİTİM YÖNETİMİNDE E-DEVLET UYGULAMALARI

EĞİTİM YÖNETİMİNDE E-DEVLET UYGULAMALARI

GİRİŞ

Dar anlamda kamu hizmetlerinde, geniş anlamda ise devlet, toplum ve ekonomi ilişkilerinde yenilik ve reform arayışları uzun yıllardır süregelmektedir. Ancak bu çabaların hiçbirisi, iletişim teknolojisi ile başlayıp, sadece bu alan ile sınırlı kalmayan, bilgi teknolojileri alanı gibi yaşamın her alanına yayılan enformasyon devrimi kadar kendini etkili biçimde hissettirmektedir (BALCI, 2003, 265).

Castellls (2000), “teknolojiyi ciddiye almamızın önemini” vurgulayıp bilgi ve iletişim teknolojilerinin oluşturduğu devrimin “en az 18. yüzyıldaki Sanayi Devrimi kadar büyük bir tarihsel önem taşıdığını” belirtmektedir.

Gelişen teknoloji ile “doğrudan demokrasinin” yeni bir türünün ortaya çıktığı bu sayede bürokratik işlemlerin, özel çıkarların ağırlığının azaltılmasının ve vatandaşların isteklerinin rahatça ifade edilmesinin yolunun açıldığı belirtilmektedir (MOORE, 1999’ dan aktaran BALCI, 2003, 265).

Bilgi toplumunu oluşturan süreçte devletlere de önemli roller ve görevler düştüğü açıktır. Dijital demokrasi, dijital yönetişim, elektronik yönetim, sanal yönetim, e-demokrasi gibi kavramlarının sıkça kullanımı da yeni teknolojilerin devlet bağlamında bir takım açılımlara yol açmakta olduğunu göstermektedir (BALCI, 2003, 265).

Kamu hizmetinin sunumu, vatandaşlarca bunun algılanması ve karşılıklı etkileşim süreçleri üzerinde durulmalıdır. Literatürde e-devletle ilgili yapılan araştırmaların e-yönetişime doğru kayma gösterdiği izlenmektedir. Bu ise, klasik tek yönlü bir yönetim anlayışından uzaklaşılarak karşılıklı etkileşimi önde tutan yeni bir kamu hizmeti anlayışına gelmektedir (BALCI, 2003, 266).

Bilişim teknolojilerinin yaygın olarak kullanımının bir ülkede demokrasinin yerleşmesi ve geliştirilmesi açısından da önemi vardır. Yeni teknolojiler yoluyla öncelikle vatandaşlar kamusal bilgilere kolayca ulaşıp bunları öğrenme, denetleme görüşlerini belirtme gibi olanaklara kavuşmaktadırlar (BALCI, 2003, 270).

 

E-DEVLET ve GEREKÇELERİ

Elektronik devlet (e-devlet), kamu hizmetlerinin yapılması ve vatandaşlara sunulması sırasında bilgi ve iletişim alanındaki teknolojik olanakların kullanılması şeklinde tanımlanabilir  (BALCI, 2003, 266).

E - devlet uygulamalarını devlet – toplum ilişkilerini yeniden tanımlayacak ve bu ikisi arasında sağlanacak bir ortaklık anlayış çerçevesinde yürütecek potansiyellere sahip yeni bir anlayış olarak görmek mümkündür (SILCOCK 2001’ dan aktaran BALCI, 2003, 266).

Elektronik devlet, birey ve kurumların açık ağ ortamında veya sınırlı sayıda kullanıcı tarafından ulaşılabilen kapalı ağ ortamlarında yazı, ses ve görüntü gibi sayısal bilgilerin işlenmesi, iletilmesi, saklanması temeline dayanan ve bir değer yaratmayı amaçlayan kamu hizmetlerinin tümüdür (ERDAL, 2003)

                Means ve Schneider (2000) e-devleti devlet kuruluşları ile bu kuruluşların bilgi ve hizmetlerinin üreticileri (diğer devlet kurumları, özel şirketler, vatandaşlar) ve tüketicileri (yine diğer devlet kurumları, özel şirketler, vatandaşlar) arasında BİT aracılığıyla kurulan ve sürdürülen ilişkiler olarak tanımlamaktadırlar. Hernon (Duffy, 2000 içinde) ise e-devlet için:

“…basitçe devlet hizmetlerini müşterilere haftanın yedi günü, günün 24 saati eri yoluyla sunmaktır. Söz konusu müşteri bir vatandaş, bir özel şirket ve hatta diğer bir devlet kurumu olabilir.” tanımını getirmektedir (MEANS, SCHNEIDER ve HERNON 2000’ dan aktaran YILDIZ, 2004)

Vatandaşların bilgilendirilmeleri neticesinde demokratik yönetişimin kalitesinin de artacağı öngörülür. Bu olanakların sunulması sonucu kamu görevlerinin hesap verebilirlik düzeylerinin artması ve sivil toplumun güçlenmesi için gerekli altyapı da sağlanmış olacaktır (LA PORTE 2002’ dan aktaran BALCI, 2003, 266).

E – devlet modeli ile klasik yönetim anlayışı ile arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bu farklılıklar aşağıdaki tabloda kısaca özetlenmiştir.

 

 

KLASİK YÖNETİM

E- DEVLET

YURTTAŞLARIN ROLÜ

Pasif Yurttaş

Aktif Yurttaş, Müşteri

İLETİŞİMİN TEMELİ

Evrak Üzerinden veya Yüz yüze İletişim

Elektronik İletişim

ÖRGÜTSEL YAPI

Dikey Örgütlenme, Hiyerarşi

Yatay Örgütlenme, Koordineli Ağ Yapısı

HİZMET SUNUM TİPİ

Tek Tip Hizmet

Farklılaştırılmış Hizmet

YÖNETİM ANLAYIŞI

Klasik Yönetim

Yönetişim

İLİŞKİ TİPİ

Tek yönlü

Katılım İlişkisi

 E – devleti sadece teknolojik olanakların kullanımı olarak görmek büyük bir eksiklik olacaktır. Bu uygulamaların aynı zamanda insan kaynaklarının, iş süreçlerinin vatandaşların (hizmet kullanıcılarının) potansiyellerinin büyütülerek değerlendirilmesini de içeren bir felsefe değişimini de kapsadığını göz ardı etmemek gerekir (BALCI, 2003, 267).

 

E – DEVLETİN AVANTAJLARI

 

İç örgütsel işleyiş anlamında enformasyon ve iletişim teknolojileri yoluyla etkinlik ve etkenliğe ulaşmak için bilgilerin toplanması, depolanması, organize halinde tutulması ve kolayca ulaşılarak yönetilebilmesi konularında büyük olanaklar sağlamaktadır. Örgütün kendi çevresi ile ilişkileri düzeyinde ele alındığında da bu teknolojilerin kullanımının çok şey ifade ettiğini görmek mümkündür. Örneğin, bilgisayar teknolojileri bir kamu örgütünün vatandaşlarla, diğer kamu örgütleri ile ve iş çevreleri ile bağlantısını kurmada etkin bir yöntem olarak kullanılabilir (BALCI, 2003, 267).

Bilginin dış çevre ile paylaşılması, interaktif hizmet sunumu, sorunların iletilmesi, vatandaşlara yapılan hizmetlerin birebir duyurulması, değişik fikirlerin karşılıklı sunulması ve tartışılması sonucu kamusal karar verme mekanizmalarına vatandaş katılımını arttırma gibi uygulamalar kamu hizmetlerinde e- devlet anlayışının olumlu yönleri olarak gösterilebilir (MOON, 2002’ den aktaran BALCI, 2003, 268).

Kamu sektöründe hesap verebilirlik, performans kriterlerinin kullanımı olanaklarından yararlanılabilmesi mümkün olmaktadır  (SNELLEN, 2002’ den aktaran BALCI, 2003, 268).

Düşük yetenek gerektiren alt kademe memurlarına ve orta düzey yöneticilerine bu uygulamalar sonucu devletin daha az gereksinim duyacağı söylenebilir. Programlama, sistem analizi, yardım masaları gibi alanlarda çalışacak enformasyon teknolojisi uzmanlarına daha fazla gereksinim duyulacağı açıktır. Bu ise, kamu sektörü personel yapısının ve çalışma kültürünün değişmesi gereği anlamına gelmektedir. İleri teknoloji alanın çalışan kişiler katı hiyerarşik yapının egemen olduğu örgütlerden daha çok esnek çalışma koşullarının geçerli olduğu, insan ilişkilerine daha çok önem veren ve tatmin edici ücretler sunan örgütleri seçmektedirler. Sonuçta, bu tür personele gereksinim duyan kamu sektörünün belirtilen bu taleplere duyarsız kalması beklenemez (BALCI, 2003, 268).

E –devlet uygulamaları sonucu maliyetlerde düşme, hizmetlerde çabukluk, yolsuzluğun önlenmesi, vatandaşların kamu sektörü ile ilgili bilgilere daha geniş bir şekilde ulaşımı, kamu örgütlerinde yenileşme, açıklığın ve hesap verebilirliğinin artması, otoriter eğilimlerin azaltılması, sivil toplumun ve demokrasinin güçlendirilmesi gibi pozitif değerlere ulaşılması mümkündür (BALCI, 2003, 268).

Yönetsel etkenler vatandaşlardan gelen ve özel sektördeki sanal bilgi ve hizmet sunumunun yarattığı beğeni ile beslenen kolaylık, hız, ucuzluk ve şeffaflık talepleridir. Örneğin, banka işlemlerini İnternet ortamında haftanın yedi günü, günün 24 saati yapabilen bir kişi benzer bir hizmet standardını devlet örgütlerinden de talep etmektedir (YILDIZ, 2004)

Her ülkede bunların uygulama oranları ve yaygınlık dereceleri farklılık göstermektedir. E –demokrasi konularının pratikte uygulanabilirlik durumları akademik ortamlarda da tartışılmaktadır. Yeni teknolojilerin bir taraftan katılımcılık ve çoğulculuğu arttırması yönleri ile demokrasiyi geliştirici yanları bulunmasına rağmen yanlış amaçlar için kullanılması durumunda kontrol, izleme ve baskı oluşturma potansiyelleri de bulunmaktadır (BALCI, 2003, 269).

E – DEVLETİN DEZAVANTAJLARI

 

E –devlet uygulamalarının geleneksel yönetim anlayışında da bir takım köklü yapısal dönüşümlerde bulunması gerekliliği açıktır. Bu açıdan bakıldığında bu çalışmaların önemli bir takım sosyal, politik ve ekonomik boyutları da beraberinde getirdiği söylenebilir.

E –devlet uygulamalarının hayata geçirilmesi büyük ekonomik güç, zaman ve personel eğitimi gerektirmektedir. Bu ise gelişmekte olan ülkelerin zaten yetersiz olan kaynaklarının, önceliklerinin yeniden belirlenmesi anlamına gelmektedir (BALCI, 2003, 275).

Yapılan bir araştırmada ülkelerde kişi başına GSMH ile internet aktivitelerine katılma arasında yakın bir ilişkinin olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle e-devlet uygulamalarının başarısı bir anlamda vatandaşların sosyal refahının yüksek olmasına da bağlıdır. Ancak mali açıdan yeterlilik bu alanda başarılı olmak için tek koşul değildir. Bir ülkenin telekomünikasyon alt yapısı, insan kaynaklarının gücü, siyasi irade ve bağlılık ile politik ve idari önceliklerin yeniden belirlenmesi gibi koşullar e-devlet uygulamalarının başarısı için büyük önem taşımaktadır  (BALCI, 2003, 275).

E –devlet çalışmalarını devletin diğer sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel politikalarından ve liderlik yeteneğinden bağımsız değerlendirmemek gereklidir (BALCI, 2003, 275).

İletişim ve enformasyon alanındaki yeniliklere yasal düzenlemelerin yetişmesi çok zor olmaktadır. Bu nedenle bazı yasal problemlerin oluşmasına ve teknolojinin getirdiği sorunlara çözümler üretmede geç kalınabilmektedir. Mevcut personel yapısının yeni teknolojiye ayak uyduramaması önemli sorunlar arasındadır (BALCI, 2003, 275).

Bir ülkenin gelişmiş ve geri kalmış bölgeleri arasında, zenginlerle fakirler arasında internet kullanımı ve e-devlet olanaklarına erişim açısında büyük farklılıkların olması kaçınılmazdır. Bu ise dijital bölünme konusunun önemini yeterince ortaya koyacak bir gelişmedir.

Bilgi ve enformasyon teknolojileri gücün aşırı merkezileşmesine de yol açabilir endişesi vurgulanmaktadır. Eğer “vatandaş odaklı” bir e-devlet anlayışı ortaya çıkartılmazsa bunun “büyük kardeş ( big brother ) sendromuna” dönüşme olasılığından bahsedenler bulunmaktadır (LAYNE ve LEE, 2001’ den aktaran BALCI, 2003, 276)

Politik istikrar, devlete duyulan güven, devletin parçalı ya da bütüncül yapıda olması, toplumun sosyo-ekonomik yapısı, devletin merkeziyetçi veya yerinden yönetime ağırlık vermesi ve vatandaşların talepleri gibi bir takım faktörler e-devlet çalışmaları için etkileyici faktörler olarak tespit edilmiştir (BALCI, 2003, 277).

 

TÜRKİYE’ DE E – DEVLET

 

Türkiye’ de e-devlet çalışmaları uzun zaman boyunca kamu kurumlarının bireysel inisiyatifleri düzeyinde kalmıştır. Ancak, 15-16 Haziran 2001’ de Göteborg’ da yapılan Avrupa Birliği Liderler Zirvesinde Türkiye de “e-Avrupa +” projesine imza atmış ve daha sonra Başbakanlık koordinasyonunda “e-Türkiye” çalışmaları başlatılmıştır. Örneğin, internetin daha hızlı ve ucuz bir hale getirilerek internet kullanımının arttırılması ve insan kaynaklarına yatırım yapılması çalışmaları bunlar arasındadır (BALCI, 2003, 272).

Bir tarafta bazı kamu kurumları e-devlet uygulamalarını en üst düzeyde uygularken diğer bazı kamu kurumlarının ise ellerinde yeterli bilgi ve iletişim teknolojisi olanakları bulunmamaktadır. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu, Elektronik Ticaret Koordinasyon Kurulu, İnternet Kurulu, Kamu-Net Üst Kurulu gibi farklı kurulların birbirine benzeşen tipte işlerle görevli kılınması koordinasyonu zorlaştıracak bir potansiyele sahiptir (BALCI, 2003, 272).

 

Türkiye’ de e-devlet uygulamalarının başarısı için dikkat edilmesi gerekli noktalar şu şekilde özetlenmiştir (BALCI, 2003, 273):

*LİDERLİK

E –devlet projelerini dizayn edip geliştiren ve strateji üreten bir kurum oluşturulmalıdır.

*KOORDİNASYON

Değişik kurumlar koordine edilerek ortak bir hedefe doğru yönlendirilmelidir. Toplumun değişik kesimlerinin katılımlarıyla oluşturulacak bir ulusal eylem planı çerçevesinde çalışmalar yürütülmelidir.

*EĞİTİM

Halkın bilinçlendirilmesi yoluna gidilirken aynı zamanda okullarda da öğrencilerin bilgi teknolojilerini kullanmaları teşvik edilmeleridir.

*TEKNOLOJİ

Bireylerin ve kuruluşların birbirleriyle uyumlu teknolojileri kullanmaları için gerekli standartlar belirlenerek kaynak israfının önüne geçirilmelidir.

*İHTİYAÇ – ERİŞİM

Elektronik ortamda sunulacak kamu hizmetleri belirlenirken vatandaş tercihleri dikkate alınmalıdır. Vatandaşların internet kullanımını özendirici tedbirler alınmalıdır.

*GİZLİLİK – GÜVENLİK

Kişisel bilgileri elektronik ortamda güvenliğinin sağlanması için gerekli düzenlemeler acele ile alınmalıdır. Endişeleri ortadan kaldıracak şeffaf politikalar izlenmelidir.

*HUKUK

Mevzuat, gelişen bilgi ve iletişim teknolojilerine eşlik edecek biçimde yeniden düzenlenmelidir.

*BÜTÇE

Ulusal kaynaklardan bu alan için yeterli bütçe ayrılmalı ve konuya olan bağlılık teyit edilmelidir. Bu amaçla kamu ve özel sektör işbirliği içinde çalışmalıdır.

Sonuç olarak, kamu kurumları vatandaşlara sadece bilgi vermeyi değil, kamu hizmet sunumunun aktif bir parçası haline getirmeyi hedefleyen politikalar geliştirmelidirler. Böylelikle bir taraftan vatandaşlar kamu hizmetlerinin aktif birer katılımcısı olurken hizmet sunumunda onların talepleri esas rolü oynayacaktır. Ortaya çıkarılan bu olanaklarla kamu hizmeti etkin ve verimli hale de gelecektir; çünkü, gereksinim duyulmayan hizmetlere kaynak aktarılmayacak, talebin yoğun olduğu alanlara daha fazla yoğunlaşma olanağı bulunabilecektir. Demokratik ideallere de daha fazla hizmet edilecek ve katılımcı bir yönetim anlayışı yaygınlaşacaktır. Daha hızlı, verimli, etkin, vatandaşları tatmin edici ve daha az maliyetli bir kamu hizmet sunumu anlayışının gelişimi mümkün olacaktır  (BALCI, 2003, 278).

 

EĞİTİMDE YÖNETİM BİLGİ SİSTEMLERİ

 

Eğitim sürecine eskiye oranla daha fazla paydaşın ( ebeveynler, iş verenler, dernekler, siyasi partiler vb. ) katılımı, daha fazla şeffaflığı ve hesap verebilirliliği gündeme getirmektedir. Bu gelişmeler de bilginin sürekli ve tutarlı bir şekilde dağılımını ve eğitim kuruluşlarının daha iyi ve etkili yönetilmesini gerekmektedir (HADDAD 2001’ dan aktaran BAYRAKÇI, 2007, 398).

Eğitim yönetimi bilgi sistemleri, eğitim yönetimine, yönetimin tüm kademelerinde, uygun, doğru, kullanışlı, zamanında ve maliyet etkililiği olan bilgiyi sağlamak üzere insanları, süreçleri ve teknolojiyi bir araya getiren kapsamlı sistemlerdir (EVANS 1970’ tan aktaran  BAYRAKÇI, 2007, 398).

Eğitim yönetimi bilgi sistemleri, eğitim ve yöneticilerine karar vermelerini kolaylaştırmak üzere değişik düzey, yer ve zamanlarda bilgi sağlamak için kurulan ve iletişim kanalları, bilgi kaynakları, bilgisayarlı depolama araçları ve işlem rutinlerini içeren ağ sistemleridir (BAYRAKÇI, 2007, 398).

Bu sistemlerin temel amaçları; eğitim hizmetlerinin planlanması ve yönetilmesi için zamanında ve doğru bilgiye dayanan bir temel sağlamak, veri toplama ve bu verileri değerlendirme için bir dizi gösterge oluşturmak ve eğitimsel verilerin toplanması, işlenmesi ve değerlendirilmesi için ulusal bir sistem kurmak veya böyle bir sisteme katkıda bulunmaktır (IIEP 2006’ den aktaran BAYRAKÇI, 2007, 399).

Yönetim bilgi sistemlerinin başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için yöneticiler, öğretmenler, veliler ve sivil toplum kuruluşları gibi paydaşlar sürece katılımlarının sağlanması önemlidir (BAYRAKÇI, 2007, 399).

 

TÜRKİYE'DE EĞİTİM YÖNETİMİ BİLGİ SİSTEMLERİ

 

Millî Eğitim Bakanlığına bağlı olarak; 2004-2005 öğretim yılı verilerine göre resmî ve özel 53.556 eğitim kurumunda 17.4 milyon öğrenci öğrenim görmekte, 633.835 öğretmen görev yapmaktadır (APK, 2005’ den aktaran Bayrakçı, 2007:399). Bayrakçı’ ya göre “hedef kitle göz önünde bulundurulursa Millî Eğitim Bakanlığı, Türkiye'nin en büyük kamu kurumudur. Kurum içinde yönetim, merkezî bir yapıya sahiptir. Eğitim politikalarının belirlenmesi, personel ihtiyacının belirlenmesi, yatırım planlarının oluşturulması, bütçelerin hazırlanması, yeni kurumların açılması gibi önemli konulara merkezden karar verilmektedir” (Bayrakçı, 2007:399).

Kurum, personel ve öğrenci bilgilerini takip etmek, gerekli istatistikleri doğru ve zamanında oluşturmak, geleceğe yönelik planlamalar yapmak son derece önemlidir. Bir sonraki yıl okula başlayacak öğrenci sayısını tahmin etmek, gelecek yıl içinde emekli olabilecek öğretmen sayısını belirlemek, okul ve öğretmen ihtiyaçlarını belirleyerek, Türkiye genelinde homojen bir eğitim yapısı oluşturmak, Türkiye genelinde öğrenci dağılım ve başarı grafiklerini oluşturmak gibi işlemler ancak bu bilgilerin sağlıklı bir şekilde toplanarak çözümlenmesiyle mümkündür (İLSİS, 2005a’ dan aktaran Bayrakçı, 2007: 399). Yönetim bilgi sistemleri bu ihtiyaçları en iyi şekilde karşılayacaktır. Millî Eğitim Bakanlığı MEBSİS projesini 1987 yılında başlatmıştır (Bayrakçı, 2007, 400).

Yönetim Bilgi Sistemlerinin Uygulanmasında Karşılaşılabilecek Sorunlar

Şüphesiz ki yıllardır klasik örgüt yaklaşımları ile yönetilmeye alışmış ve bunun gerektirdiği biçimde işleyen örgütlere bilgi ve iletişim teknolojilerinin adaptasyonu ve uygulanmaları kolay olmamaktadır. Özellikle bilgisayar temelli olan bu bilgi sistemlerinin örgütlerde uygulanması sırasında değişik sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bu sorunlar bilgisayar donanımları ve bunların finansmanından, örgüt üyelerinin bilgisayar kullanabilme yeterliklerine ve örgüt yapısının yeni sisteme uygunluğuna kadar çok geniş bir yelpazede incelenebilmektedir (Bayrakçı, 2007: 401).

Bayrakçı’nın “Türkiye’de Eğitim Yönetimi Bilgi Sistemleri Ve Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar” üzerine yapmış olduğu araştırmaya göre;

Yöneticilerin bilgisayar okur-yazarı oldukları, bilgisayarlarla ilgili temel bilgi ve becerilerinin bulunduğu ve bilgisayarı rahatlıkla kullanabilecek yeterliliğe sahip oldukları söylenebilir (Bayrakçı, 2007: 404).

Yöneticilerin İLSİS sisteminin getirdiği yeterliliklerin kazandırılması konusunda hizmet içi eğitim açısından önemli bir sorun hissetmedikleri, gerekliliği ortaya çıktığında hizmet içi eğitim ihtiyaçlarının karşılanabileceğini ve sistemin işlediğini düşündükleri anlaşılmıştır(Bayrakçı, 2007: 406-407).

Yöneticilerin yazılımlarla ilgili önemli bir sorunla karşılaşmadıkları, yani; sistemin modüllerini kullanabildikleri, kullanılan dili rahatlıkla anlayabildikleri, sisteme kolayca giriş-çıkış yapabildikleri, istedikleri bilgiyi yazıcıdan başarılı bir şekilde alabildikleri, sistemin güncel bilgileri içerdiği ve güncel bilgilere de kolayca ulaşarak ihtiyaçlarını karşılayabildikleri söylenebilir (Bayrakçı, 2007: 408).

İLETİŞİM edebiyatokyanus@gmail.com  
   
Reklam  
   
edebiyatokyanus 276415 ziyaretçi (539229 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=