edebiyatokyanus
İÇERİK  
  ANA SAYFA
  YAZILAR
  ARAŞTIRMA-İNCELEME
  => Bedevilik-Barbarlık ve İnsanlk Tarihi-Sina Akşin
  => Tarih Felsefesi-Dr. Ali Şeriati
  => Görüşlerim-Sultan Galiyev
  => Kemal Tahir'in felsefi düşüncesi ve Devlet Ana
  => Sanat Anlayışım-Orhan Kemal
  => Çağın Dini: Humanizm-Cemil Meriç
  => Demokrasi Demopedidir-Cemil Meriç
  => Demokrasi Paradigması ve Sonrasız Modernlik-Yiğit Tuncay
  => Karl Popper'in Bilim Felsefesi-Hasan Engin Şener
  => Cemil Meriç'in Dil ve Edebiyat Üzerine Düşünceleri- Arş. Gör. Oğuzhan KARABURGU
  => Tiyatro San'atının Kaynağı 1-Refik Ahmet Sevngil
  => Tiyatro San'atının Kaynağı 2- Refik Ahmet Sevngil
  => Tiyatro San'atının Kaynağı 3- Refik Ahmet Sevengil
  => Gizli Halk Musikisinin Hakiki Karakteri Dindışıdır-Vahid Lütfi Salcı
  => YUNUS EMRE’NİN ŞİİRLERİNDE- R. FİLİZOK
  => AŞK[1] (Amour)-Elisabeth Sayın
  => Dil Bilimi Terimleri-Yard. Doç. Dr. Safiye AKDENİZ
  => BİR METİN yahut EDEBÎ ESER LİSE VE ÜNİVERSİTE DÜZEYİNDE NASIL İNCELENMELİ? -Anne-Marie ALBİSSON
  => DİL İLE BİLDİRİŞİMİN (communication) TEMEL ELEMENTLERİ-Prof. Dr Rıza FİLİZOK
  => BYRON, LAMARTİNE-Jale Parla
  => TAHİR ALANGU’NUN FOLKLOR ANLAYIŞI
  => HİKAYECİLİK DERSLERİ
  => TÜRKİYE’DE DENEME VE ELEŞTİRİNİN GELİŞİMİNDE ORHAN BURİAN’IN YERİ (tez)
  => EDEBİYAT ÖĞRETİMİ ÜZERİNE TASVİRÎ BİR DENEME
  => YAZI DEVRİMİNİN ÖYKÜSÜ
  => CUMHURIYET DÖNEM! TÜRK ŞİİRİ VE BEHCET NECATIGiL
  => ROMANLARDA 27 MAYIS İHTİLÂLİ
  => HİLMİ YAVUZ ŞİİRİNE METİN-MERKEZLİ BİR BAKIŞ
  => YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU’NUN ROMANLARINDA CİNSELLİK
  => KİRALIK KONAK’TA MADAME BOVARY
  => ADNAN BENK VE TÜRKiYE’DE MODERN EDEBİYAT ELEŞTİRİSİ NURİ AKSU-tez
  => GELENEKSEL ROMANA KARŞI ROMAN: ANTİ ROMAN
  => ROMANININ TARİHSEL BOYUTU ÜZERİNE BİR İNCELEME Sedat ...
  => XIX. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATINDA VOLTAİRE VE ROUSSEAU ÇEVİRİLERİ
  => AHMET VEFİK PAŞA’NIN ÇEVİRİLERİNDE OSMANLILAŞAN MOLİÈRE
  => Osmanlı Dönemİ Türk Romanının Başlangıcında Beş Eser
  => Kıbrıs Türk Edebiyatı
  => Halide Edib-Adıvar Döneminde ve Romanında Feminizm
  => ERKEN DÖNEM TÜRK EDEBİYATINDA KÖYLÜLER
  => TÜRK GÖÇER ŞAİRLERİNE AİT ESERLER
  => KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ ve BİR UYGULAMA
  => SAFAHAT’TA EDEBİYATA AİT UNSURLAR ÜZERİNE BİR İNCELEME Abdullah ...
  => EDEBİYAT ÖĞRETİMİ ÜZERİNE TASVİRÎ BİR DENEME Ersin ÖZARSLAN*
  => SÖZ VE ÖZ
  => BATI TRAKYA TÜRK EDEBİYATI
  => YAVUZ BÜLENT BAKİLER’İN, “ŞAŞIRDIM KALDIM İŞTE” ŞİİRİNE EDEBÎ
  => TANPINAR’IN ŞİİR ANLAYIŞI VE ŞİİRİNİN KAYNAKLARI
  => Bir Cumhuriyet Kadını Şükûfe Nihal
  => KUVAYI MİLLİYE HAREKETİNE YÖNELTİLEN İTHAMLAR
  => MİLLÎ MÜCADELE DÖNEMİNDE FRANSIZ GAZETECİNİN MUSTAFA KEMAL İLE TEMAS VE GÖRÜŞMELERİ
  => YURTTAŞ GAZETECİLİĞİ
  => RUSLARIN TÜRK TOPRAKLARI ÜZERİNDE YAYILMASI
  => BİR ÇAĞDAŞLAŞMA MODELİ OLARAK ATATÜRKÇÜLÜK
  => Mâni ve Bilmecelerimizde Geçen Meyve Adlarının Türkçe’deki Kullanımları Üzerine Bazı Tespitler
  => Şerif Benekçi’nin Romanlarında İnsan ve Toplum
  => A. Nihat Asya’nın Şiirlerinde Ölüm Kavramının Kullanımları Üzerine
  => Zafer HanIm’In AŞk-I Vatan RomanIBaĞlamInda KadIn
  => DİLBİLİM TARİHİNE BİR BAKIŞ
  => DİLBİLİM ARAŞTIRMALARI
  => DİLBİLİM (Linguistics)
  => Edebiyat Teorileri
  => EDEBİYAT TEORİSİ TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ
  => HALK EVLERİNİN KURULUŞU VE ÇALIŞMALARI
  => Ülkemizin Kaçırdığı En Büyük Eğitim Projesi: Köy Enstitüleri
  => BİLİM FELSEFESİ Prof.Dr. Mustafa Ergün
  => EDEBÎ METİNLER IŞIĞINDA DOĞU KÜLTÜRLERİNİN BATIYA ETKİLERİ VE BATIDA TÜRK İMGESİ ∗
  => ZİYA PAŞA’NIN “ŞİİR ve İNŞÂ” MAKALESİ Ali DONBAY
  => TATAR EDEBİYATININ GELİŞİMİ
  => OSMANLI ŞİİRİNE SANAT ONTOLOJİSİYLE YAKLAŞMAK ÜZERİNE
  => SÜLEYMAN NAZİF’E GÖRE İRAN EDEBİYATININ EDEBİYATIMIZA TESİRİ
  => EDEBİYAT ÖĞRETİMİ ÜZERİNE TASVİRÎ BİR DENEME -
  => ÖZNE KARAKTER NESNE KARAKTER Agusto Boal
  => İSLAMDA TRAGEDYA KAHRAMANI TRAGEDYA ÖRNEKLERİ Metin And
  => İSLAMDA TRAGEDYA KAHRAMANI TRAGEDYA ÖRNEKLERİ Metin And 2
  => DOĞU VE BATI KÜLTÜRLERİNDE DÜŞSEL YARATIKLAR Enis Batur
  => TANPINAR ÜZERİNE NOTLAR Selahattin Hilav
  => DÖRT BİN YIL ÖNCE TÜRKLERDE TİYATRO Refik Ahmet Sevengil
  => SELÇUKLU TÜRKLERİNDE DRAMATİK EĞLENCELER Refik Ahmet Sevengil
  => ANADOLU'DA DİNİ TEMAŞA Refik Ahmet Sevengil
  => OSMANLILARDA DRAMATİK EĞLENCELER Refik Ahmet Sevengil
  => ORHAN KEMAL'İN YAPITLARI Türk Gerçekçiliğinin Gelişmesinde Yeni Bir Aşama
  => ORHAN KEMAL'İN YAPITLARI Türk Gerçekçiliğinin Gelişmesinde Yeni Bir Aşama 2
  => ELEŞTİRİ VE HİCİV Johann Gottfried Herder
  => ROMAN Octavio Paz
  => YENİ TÜRK EDEBİYATI ARAŞTIRMALARI
  => ESKİ TÜRK DİLİ ARAŞTIRMALARI
  => ESKİ TÜRK EDEBİYATI ARAŞTIRMALARI
  => YENİ TÜRK DİLİ ARAŞTIRMALARI
  => HALK EDEBİYATI ARAŞTIRMALARI
  => DİL SORUNLARI
  => ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ ARAŞTIRMALARI
  => MAKALELER
  => edebiyat tezler
  => İNCELEME ARAŞTIRMA
  => İNCELEME
  => Medeniyetin Demir Pençesi Eksen Çağı
  => DEDE KORKUT DOSYASI
  => TÜRK EDEBİYATI İNCELEMELERİ 1
  => TÜRK EDEBİYATI İNCELEMELERİ 2
  => TÜRK EDEBİYATI İNCELEMELERİ 3
  => TÜRK EDEBİYATI İNCELEMELERİ 4
  => TÜRK EDEBİYATI İNCELEMELERİ 5
  => TÜRK EDEBİYATI İNCELEMELERİ 6
  => Halk Şiiri, Gerçeküstücülük, Destan.
  => En Uzun Gece: Sahte Bir Roman - İzzet Harun Akçay
  => ARAŞTIRMACILAR İÇİN KAYNAKLAR
  => DOĞU EDEBİYATI
  => DOĞU EDEBİYATI - KİTAPLIK
  => TÜRK LEHÇELERİ ÇEVİRİ SÖZLÜĞÜ
  => İLETİŞİM ÇAĞINDA AŞIKLIK GELENEĞİNİN GELECEĞİ
  => ÂŞIK EDEBİYATI BÜTÜNÜ İÇİNDE SİVAS'TA VE ADANA'DA ÂŞIKLIK GELENEĞİNİN ORTAK VE FARKLI YANLARI
  => Türkiyat Araştırmaları 1
  => Türkiyat Araştırmaları 2
  => Türkiyat Araştırmaları
  => Türkiyat Araştırmaları 4
  => Türkiyat Araştırmaları 5
  => Bir Toplum Mimarı Olarak Yahya Kemal
  => Tanzimat Romanlarında Melodramın İdeolojik İşlevleri
  => Söz Sanatları Bakımından ‘Parçalı Ham’ Şiirler
  => İNCELEMELER.
  => İNCELEME..
  => İNCELEME...
  => İNCELEME....
  => İNCELEME.....
  => İNCELEME ŞİİR
  => İNCELEMELER.....
  => İNCELEMELER.,
  => İNCELEMELER,.
  => Edebiyat Sosyolojisi
  => Sosyalist Realizm Kavramının Ortaya Çıkış Süreci
  => toplumcu gerçekçilik
  => PEYAMİ SAFA.
  => Yeni Türk Edebiyatı
  => YENİ TÜRK A. İLHAN İÇERİKLİ
  => hilmi yavuz.
  => Behçet Necatigil
  => araştırmalar.1
  => ARAŞTIRMALAR 2
  => araştırma,
  => Türk Dili ve Edebiyatı,
  => 1919-1928 ARASI TÜRK ROMANINDA YAPI VE TEMA
  => Bilgisayar Öyküleri
  => Yayın
  => ROMAN,
  => ROMAN,,
  => ROMAN.
  => ROMAN..
  => şiir,
  => şiir,,
  => hikaye*
  => arş
  => arş1
  => arş2
  => arş4
  => arş6
  => arş7
  => arş8
  => arş9
  => edebiyat tarihinde realizm romantizm kavramı
  => YENİ TÜRK EDEBİYATININ KAYNAKLARI
  => YENİ TÜRK EDEBİYATININ KAYNAKLARI 1
  => KLASİK TÜRK EDEBİYATI
  => TÜRK DEBİYATI İNCELEME
  => DEDE KORKUT DOSYASI.
  => açık arşiv
  => edebiyat arşiv
  => Kuruluş Devrini Konu Alan Romanlar Üzerine
  SÖYLEŞİ
  DENEME
  ATTİLA İLHAN
  ATTİLA İLHAN-KÖŞE YAZILARI
  E-KİTAP
  ANSİKLOPEDİK
  SATRANÇ VİDEO DERSLERİ DÖKÜMANLAR
  SATRANÇ OYNA
  ŞİİR
  DİL ANLATIM TÜRK EDEBİYATI - LİSE KAYNAK
  EDEBİYAT RADYO
  EDEBİYATIMIZDA ŞİİR ROMAN ÖYKÜ (dinle)
  100 TEMEL ESER (dinle)
  100 TÜRK EDEBİYATÇISI (dinle)
  SESLİ KİTAPLAR
  FOTOĞRAF ÇILIK
  E-DEVLET
  EĞİTİM YÖNETİMİ DENETİMİ
  RADYO TİYATROSU
  ÖĞRETMEN KAYNAK
  EDEBİYAT TV
  SÖYLEŞİLER - BELGESELLER TV
  RADYO KLASİK
  TÜRKÜLER
  GAZETELER MANŞETLER
  ÖYKÜ ANTOLOJİSİ
  DERGİLER - KİTAPLAR - KÜTÜPHANELER
  E-DERGİ
  KİM KİMDİR BİYOGRAFİLER
  ZİYARETÇİ DEFTERİ
  İLETİŞİM
  EDEBİYAT OKYANUS
SÖZ VE ÖZ

SÖZ VE ÖZ

1

Duran Nemutlu

Öz

Bu çal

ışmada, Türkçede kullanılan Latince, Grekçe, Fransızca ve diğer bazı

dillerden geçen ve rasgele seçilen baz

benzerlikleri ve farkl

ı sözcüklerin kök anlamları, kullanış anlamları,ılıkları, Türkçedeki uygunluk dereceleri irdelenmeye çalışmıştır.

Anahtar Sözcükler

Sözcük, Anlam, Türkçe

The Words and their Essence

Abstract

The main focus of this work is to examine the roots of some words drawn

randomly from Latin, Greek, French and some other languages, and their Turkish

similarities and differences

.

Key Words

Word, Meaning, Turkish

Giri

ş

Dilbilimin geli

kurucusu say

incelenmesi üç evrede olmu

(Grammaire) evresidir. Yunanl

devan edilen ve olgunla

anlat

koymu

tespitleri, aç

edebiyat tarihi, gelenekler, kültür ve kurumlar da u

Bunlar

evreye mukayeseli “filoloji” veya mukayeseli “dilbilgisi” evresi de diyebiliriz.

Burada birden çok dil kendi aralar

Latince, Grekçe inceleniyordu, sonra Sanskritçe, daha sonra da modern diller

kat

evrenin konusudur. Leksikoloji bir sözcü

kaydedili

u

ço

etimolojik ve semantik aç

yerine “söz”, ilk veya as

şmesinde büyük rol oynayan, hattâ modern dilbiliminılan Ferdinand de Saussure’e (1857- 1913) göre dil olaylarınınştur (Saussure, 1969:13-14). Birinci evre dilbilgisiılar tarafından başlatılan ve Fransızlar tarafındanştırılan bu metotla gramerciler dilin yazım veımında doğru şekillerin yanlış şekillerden ayrılmaları için kurallarşlardır. İkinci evre filoloji (philologie) evresidir. Burada filologlar metinıklamalar ve yorumları yolu ile dil inceliyorlar; buradan hareketleğraş sahalarına giriyordu.ın özgün inceleme yöntemi eleştiridir. Üçüncü evre dilbilim evresidir. Buında kıyaslanarak inceleniyor.2 Önceleriılmışlardır. Leksikoloji (lexicologie) ve semantik (sémantique) bu üçüncüğün oluşumunu, yazılışını ve sözlüğeşini inceler, semantik ise sözcüğün anlamını, varsa tarih boyuncağradığı anlam değişikliklerini inceler. Biz burada Türkçede kullandığımızğunluğu batı, özellikle Fransızca sözcüklerin bazılarının kökenlerine de inerek,ıklamalarını yapmaya çalışacağız. Sözcük veya kelimeıl anlamı yerine “öz” diyoruz.

Seçilen Baz

ı Sözler ve Özler

Bilimsel bir terim olan “kongre” sözcü

congrès) geçmi

birçok devlet temsilcisinin bir araya geldi

konudaki görü

olana

ğü dilimize Fransızcadan (Fr.ştir ve anlamı “uluslararası bazı sorunlara çözüm yolları arayanği toplantı; veya bazı kişilerin belli birş, düşünüş ya da inceleme ve araştırmalarını karşılıklı ıklamakğı buldukları toplantı”dır (Demiray, 1988:503). “Kongre” (Fr. congrès)

1

Edebiyat

bildirinin yeniden düzenlenmi

Bu inceleme 21.05.1998 tarihinde Cumhuriyet Üniversitesi Fen-edebiyat Fakültesi Fransız Dili veı Bölümü tarafından düzenlenen “Dil, Edebiyat ve İnsan” konulu panelde sunulanş metnidir.

2

Fransızcadan çeviriler tarafımızdan yapılmıştır. D. N.

Söz ve Öz

298

sözcü

“kongresüs” (Lat. congressus) sözcü

con, co, col) öneki, ile, birlikte, beraber (Fr. avec, ensemble) anlam

ise (Lat. gressus, gredi, grado, gradus) (Goalzer, 1967a:301) yürüme, ad

yakla

görü

sözcü

pozisyonudur. Buradan hareketle kongre sözcü

birlikteliktir (Fr. union sexuelle) (Robert, 1996:441). Yine dilimize bat

geçen ve “kongre” sözcü

“konferans”, “sempozyum”, “panel”, “kollokyum”, “forum” ve “seminer”

sözcükleri vard

geçmi

yap

toplant

Latince “conferre” fiilinden türetilmi

ğü Fransa’da 16. yüzyılda kullanılmaya başlanmıştır ve Latinceğünden gelmektedir. Latince “kon” (Lat.ına, “gressüs”ım atma,şma, yanaşma (Fr. marche, pas, approche) anlamına gelmektedir. Konuşma,şme, buluşma, karşılaşma, bilimsel tartışma anlamına gelen kongreğünün bir diğer anlamı da vücut vücuda savaşma, mücadele etmeğünün ilk ve asıl anlamı cinselıdanğüne benzer, yakın, hattâ eşanlamda kullandığımızır. “Konferans” sözcüğü dilimize Fransızcadan (Fr. conférence)ştir ve anlamı “dinleyicilere herhangi bir konu üzerinde bilgi vermek içinılan konuşma, veya, uluslararası bir sorunun çözümlenmesi için yapılanı”dır (Demiray ve ark, 1977:351). Konferans sözcüğü (Fr. conférence)ştir ve “conferre” fiilinin anlamı

“toplanmak” (Fr. réunir), “rapor etmek” (Fr. rapporter), konu

söz etmek” dir (Fr. s’entretenir) (Goalzer, 1967a:159).

réunion), “tart

coll., 1971:188) anlam

sözcü

al

ya da seminer” (Demiray ve ark., 1977:500) anlam

“sempozyum” (Fr. symposium) Frans

Yunancadan geçmi

anlam

filozoflar, hâtipler belli aral

etraf

tart

ünlülerinden biri Eflatun’un yazd

yap

1978:993). “Panel” dilimize

önünde bir konu

tart

K

“kap

(listesi)” gibi anlamlara da gelir (Uzbay, 1985:372). “Kollokyum” sözcü

dilimize

Fr. colloque) ve anlam

diplomatik vb. sorunlar

toplant

diyalog, sohbet” (Uzbay, 1985:91), Latincede “konu

konferans” (Goalzer, 1967a:141) anlamlar

akademik bir unvan olan doçentlik bilim s

kullan

yaz

Romal

geni

Duran Nemutlu

299

(Demiray ve ark., 1977:211). “Forum” eski Roma kentinde Kapitol (Fr. Le

Capitole = da

zirvesinden biri- Jupiter (Yun. Zeüs) tap

(Fr. Le Palatin = da

imparatorluk konutlar

halk

1969:443). Buradan hareketle Roma

büyük merkezi meydanlara “forum” ad

al

sonuçland

1976:580) anlam

toplant

sözcü

sözcüktür (Lat. seminarium) ve anlam

ö

konu üstünde tart

1977:500). Seminer sözcü

fidanl

Genellikle dini okullarda ve e

çal

gibi dü

edilir ve seminer sözcü

Türkçeye Arapçadan geçen “iktisat” teriminin yerine ve e

kulland

dilimize girmi

sars

şmak, söylemek,Şu halde “toplanma”, (Fr.ışma” (Fr. discussion), “sergileme” (Fr. exposé) (Dauzat et sesındaki “konferans” (Fr. conférence, Lat. conferentia)ğü “bir topluluk önünde edebiyat, bilim, siyaset ve bunun gibi konuların eleındığı söyleyişi”dir (Larousse, 1978:240). Belli bir konuda düzenlenen oturumında kullandığımızızca bir sözcüktür. Fransızcayaştir ve Yunanca aslı “sumposion” olan bu sözcüğün asılı “ziyafet, şölen, büyük yemek” (Fr. le banquet)dir. Eski Yunanistan’daıklarla ve genellikle akşamları bir ziyafet sofrasınınında toplanırlar, gece boyunca yerler, içerler ve belli bir konu üzerindeışırlardı. Her defasında başka bir konu ortaya atarlardı. Bunların enığı Şölen” (Fr. Le Banquet) adlı yapıtıdır. Buıtta konu aşktır ve hatipler sırayla aşk konusunda konuşurlar (Larousse,İngilizceden geçmiştir ve anlamı “dinleyicilerşmacı grubunun genellikle sosyal ya da politik bir konuyuışmak amacıyla düzenledikleri toplantı”dır (Demiray ve ark., 1977:452).ısaca “açık oturum” anlamında kullandığımız “panel” sözcüğü İngilizcedeı aynası”, “pano” (Fr. panneau), “resim tahtası”, “çerçeve”, “jüri heyetiğüİngilizce aracılığı ile geçmekle beraber aslı Latincedir (Lat. Colloquium,ı “bilimsel bir konuyu incelemek ya da siyasi, iktisadi,ı tartışmak için uzman kişiler arasında yapılanı”dır (Demiray ve ark., 1977:348). İngilizcede “karşılıklı konuşma,şma, görüşme, diyalog, veı vardır. Bu terim Türkiye’de daha çokınavının sözlü bölümü içinılmaktadır. Dilimize ve hemen hemen tüm dünya dillerine aynı anlam veılış biçimiyle geçen “forum” (Fr. forum) sözcüğü Latincedir ve anlamı “eskiılarda halkın yurt işlerini konuşmak için toplandıkları, duvarlarla çevriliş alan, veya kimi sorunların görüşülerek karara bağlandığı genel toplantı”dırğ, Roma’nın yedi tepesinden biri, daha doğrusu bu tepenin ikiınağının bulunduğu zirve-) ile Palatinğ-, eski Roma’da ilk evlerin yapıldığı, imparatorların daını inşa ettikleri yedi tepeden biri) arasında yer alan veın kamu işlerini tartışmak için toplandıkları meydandır (Larousse,İmparatorluğuna ait tüm eski şehirlerdekiı verilmiştir. Kamu ve sivil işlerin eleındığı bu dörtgen meydanlarda aynı zamanda hukuki sorunlar çözülür, davalarırılırdı (halk mahkemesi) (Goalzer, 1967a:287). Çarşı, pazar (Saraç,ı olmakla beraber “forum” günümüzde daha çok “bilimselı, kolokyum, toplu tartışma” anlamında kullanılmaktadır. “Seminer”ğü dilimize Fransızca söyleniş (Fr. séminaire) biçimiyle geçmiş Latince birı “Yükseköğretimde, özel bir bilim dalındağrencilerin yaptığı grup çalışması, kurs, bir konu hakkında bilgi vermek ve buışmak amacıyla düzenlenen toplantı”dır (Demiray ve ark.,ğünün Latince aslı olan “seminarium” “fidelik,ık, tohumluk” (Goalzer, 1967a:595) (Fr. pépinière) anlamına gelmektedir.ğitim kurumlarında yetişen gençlerle yapılan birışma biçimi olan seminer genç dimağlara bilgi tohumlarının atıldığı bir eylemşünülebilir. Zaten Fransızcada tohum semans (Fr. sémence) diye telaffuzğü ile kök benzerliği vardır.şanlamındaığımız “ekonomi” (Fr. économie) sözcüğü Fransızca söyleniş biçimiyleştir, aslı Yunancadır ve anlamı:“gelir ile gideri, üretim ile tüketimiıntılara yol açmayacak şekilde düzenli tutma ya da gereksinimlerin sınırlı

olanaklarla en verimli bir s

1977:185). Yunanca asl

oikonomia, oikos = ev- Fr. maison, nomos = idare - Fr. administration) ve anlam

ıraya göre karşılanması, tutum”dur (Demiray ve ark.,ı iki sözcükten oluşan bileşik bir isimdir (Yun.ı

ev idaresidir (Fr. adnimistration de la maison) (Dauzat et ses coll., 1978:253).

“Bir evin bir ailenin iç idaresi” (Goalzer, 1967b:240) anlam

“oykonomiya (Yun. oikonomia) sözcü

olarak geçmi

“ekonomi”, “tutum bilim” anlam

(Fr. budget,

Türkçeye geçmi

içindeki gelir gider ayr

Eski Frans

bourse, petit sac) (Greimas, 1968:576),

ındaki Yunancağü Latinceye “ekonomia” (Lat. economia)ş, Fransızcada “ekonomi” (Fr. économie) olmuştur ve “iktisat”,ında kullanıyoruz (Saraç, 1976:438). “Bütçe”İng. budget) sözcüğü eski Fransızcadan İngilizceye, oradan daş batı kökenli bir diğer iktisat terimidir ve anlamı “belli bir süreıntılarını gösteren tasarı”dır (Demiray ve ark., 1977:99).ızcadaki anlamı “küçük kese-para kesesi-, küçük çanta (Fr. petiteİngilizcedeki ilk anlamı veznedar çantası

(Fr. sac du trésorier) olan “bütçe” (Fr. budget) sözcü

administration des finances) anlam

1978:115). “Mar

iktisat ve ticaret terimidir ve anlam

katar

(Lat. mercatura) ve anlam

négoce) dir. “Kantin” (Fr. cantine) sözcü

anlam

ğü bugün “para idaresi” (Fr.ında kullanılmaktadır (Dauzat et ses coll.,şandiz” (Fr. marchandise) dilimize yine Fransızcadan geçmiş birı “tecim eşyası, mal” (Saraç, 1976:812), “yükı (treni, vagonu)”dır (Demiray ve ark., 1977:395). Sözcüğün aslı Latincedirı ticaret (Fr. commerce), iş, uğraş, alışveriş, tecim (Fr.ğü dilimize Fransızcadan geçmiştir veı “kışla, fabrika, okul gibi yerlerde yiyecek ve içecek maddelerinin satıldığı

Söz ve Öz

300

yer”dir (Demiray ve ark., 1977:305). Sözcü

“mahzen” (Fr. cave

Frans

mahzendeki içkiler, içki dolab

anlamlardan da anla

tüketilen yer anlam

(Larousse, 1978:164).

Politika terimi olan “demokrasi” (Fr. démocratie) dilimize Frans

geçmi

halk iradesinin a

(Demiray ve ark., 1977:152). Asl

Yunanca “demos” halk (Fr. peuple) ve “kratos” güç, idare (Fr. pouvoir)

demektir, “kratos” sözcü

komutanl

“halk idaresi” ya da halk

özgürlü

démocrate) hem isim hem de s

de

Frans

kar

1977:569). “Tolerans” (Fr. tolérance) sözcü

anlam

etmeye yetenekli, dayan

kulland

çevirebilece

bordel) anlam

“parfüm” (Fr. parfum) sözcü

asl

(Fr. fumer) tüten, duman

ğün aslı İtalyancadır (İt. Cantina) veİt. cavo) anlamına gelmektedir (Padovani, 1949:307).ızca “kav” (cave) çok anlamlı bir sözcüktür:mahzen, içki mahzeni,ı, yer altı eğlence kulübü (Saraç, 1976:193). Buşılacağı üzere, “kantin” daha çok içki alınıp satılan veındadır; asker bavulu, büyük sandık anlamları da vardırızcadanştir ve anlamı “halkın kendi kendini yönetmesi, bir yönetim düzenindeğır basması ya da yönetimin halk tarafından denetlenmesi”dirı Yunanca olan bu terim iki sözcükten oluşur,ğünün kökeni “kratein” buyurmak emretmekık etmek anlamındadır (Dauzat et ses coll., 1971:227). “Demokrasi”,ın egemen olduğu hükümet biçimi olarakşünülmelidir (Larousse, 1978:301). Ve demokrasi yurttaşların e
İLETİŞİM edebiyatokyanus@gmail.com  
   
Reklam  
   
edebiyatokyanus 392970 ziyaretçi (754291 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=