edebiyatokyanus
İÇERİK  
  ANA SAYFA
  YAZILAR
  ARAŞTIRMA-İNCELEME
  => Bedevilik-Barbarlık ve İnsanlk Tarihi-Sina Akşin
  => Tarih Felsefesi-Dr. Ali Şeriati
  => Görüşlerim-Sultan Galiyev
  => Kemal Tahir'in felsefi düşüncesi ve Devlet Ana
  => Sanat Anlayışım-Orhan Kemal
  => Çağın Dini: Humanizm-Cemil Meriç
  => Demokrasi Demopedidir-Cemil Meriç
  => Demokrasi Paradigması ve Sonrasız Modernlik-Yiğit Tuncay
  => Karl Popper'in Bilim Felsefesi-Hasan Engin Şener
  => Cemil Meriç'in Dil ve Edebiyat Üzerine Düşünceleri- Arş. Gör. Oğuzhan KARABURGU
  => Tiyatro San'atının Kaynağı 1-Refik Ahmet Sevngil
  => Tiyatro San'atının Kaynağı 2- Refik Ahmet Sevngil
  => Tiyatro San'atının Kaynağı 3- Refik Ahmet Sevengil
  => Gizli Halk Musikisinin Hakiki Karakteri Dindışıdır-Vahid Lütfi Salcı
  => YUNUS EMRE’NİN ŞİİRLERİNDE- R. FİLİZOK
  => AŞK[1] (Amour)-Elisabeth Sayın
  => Dil Bilimi Terimleri-Yard. Doç. Dr. Safiye AKDENİZ
  => BİR METİN yahut EDEBÎ ESER LİSE VE ÜNİVERSİTE DÜZEYİNDE NASIL İNCELENMELİ? -Anne-Marie ALBİSSON
  => DİL İLE BİLDİRİŞİMİN (communication) TEMEL ELEMENTLERİ-Prof. Dr Rıza FİLİZOK
  => BYRON, LAMARTİNE-Jale Parla
  => TAHİR ALANGU’NUN FOLKLOR ANLAYIŞI
  => HİKAYECİLİK DERSLERİ
  => TÜRKİYE’DE DENEME VE ELEŞTİRİNİN GELİŞİMİNDE ORHAN BURİAN’IN YERİ (tez)
  => EDEBİYAT ÖĞRETİMİ ÜZERİNE TASVİRÎ BİR DENEME
  => YAZI DEVRİMİNİN ÖYKÜSÜ
  => CUMHURIYET DÖNEM! TÜRK ŞİİRİ VE BEHCET NECATIGiL
  => ROMANLARDA 27 MAYIS İHTİLÂLİ
  => HİLMİ YAVUZ ŞİİRİNE METİN-MERKEZLİ BİR BAKIŞ
  => YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU’NUN ROMANLARINDA CİNSELLİK
  => KİRALIK KONAK’TA MADAME BOVARY
  => ADNAN BENK VE TÜRKiYE’DE MODERN EDEBİYAT ELEŞTİRİSİ NURİ AKSU-tez
  => GELENEKSEL ROMANA KARŞI ROMAN: ANTİ ROMAN
  => ROMANININ TARİHSEL BOYUTU ÜZERİNE BİR İNCELEME Sedat ...
  => XIX. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATINDA VOLTAİRE VE ROUSSEAU ÇEVİRİLERİ
  => AHMET VEFİK PAŞA’NIN ÇEVİRİLERİNDE OSMANLILAŞAN MOLİÈRE
  => Osmanlı Dönemİ Türk Romanının Başlangıcında Beş Eser
  => Kıbrıs Türk Edebiyatı
  => Halide Edib-Adıvar Döneminde ve Romanında Feminizm
  => ERKEN DÖNEM TÜRK EDEBİYATINDA KÖYLÜLER
  => TÜRK GÖÇER ŞAİRLERİNE AİT ESERLER
  => KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ ve BİR UYGULAMA
  => SAFAHAT’TA EDEBİYATA AİT UNSURLAR ÜZERİNE BİR İNCELEME Abdullah ...
  => EDEBİYAT ÖĞRETİMİ ÜZERİNE TASVİRÎ BİR DENEME Ersin ÖZARSLAN*
  => SÖZ VE ÖZ
  => BATI TRAKYA TÜRK EDEBİYATI
  => YAVUZ BÜLENT BAKİLER’İN, “ŞAŞIRDIM KALDIM İŞTE” ŞİİRİNE EDEBÎ
  => TANPINAR’IN ŞİİR ANLAYIŞI VE ŞİİRİNİN KAYNAKLARI
  => Bir Cumhuriyet Kadını Şükûfe Nihal
  => KUVAYI MİLLİYE HAREKETİNE YÖNELTİLEN İTHAMLAR
  => MİLLÎ MÜCADELE DÖNEMİNDE FRANSIZ GAZETECİNİN MUSTAFA KEMAL İLE TEMAS VE GÖRÜŞMELERİ
  => YURTTAŞ GAZETECİLİĞİ
  => RUSLARIN TÜRK TOPRAKLARI ÜZERİNDE YAYILMASI
  => BİR ÇAĞDAŞLAŞMA MODELİ OLARAK ATATÜRKÇÜLÜK
  => Mâni ve Bilmecelerimizde Geçen Meyve Adlarının Türkçe’deki Kullanımları Üzerine Bazı Tespitler
  => Şerif Benekçi’nin Romanlarında İnsan ve Toplum
  => A. Nihat Asya’nın Şiirlerinde Ölüm Kavramının Kullanımları Üzerine
  => Zafer HanIm’In AŞk-I Vatan RomanIBaĞlamInda KadIn
  => DİLBİLİM TARİHİNE BİR BAKIŞ
  => DİLBİLİM ARAŞTIRMALARI
  => DİLBİLİM (Linguistics)
  => Edebiyat Teorileri
  => EDEBİYAT TEORİSİ TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ
  => HALK EVLERİNİN KURULUŞU VE ÇALIŞMALARI
  => Ülkemizin Kaçırdığı En Büyük Eğitim Projesi: Köy Enstitüleri
  => BİLİM FELSEFESİ Prof.Dr. Mustafa Ergün
  => EDEBÎ METİNLER IŞIĞINDA DOĞU KÜLTÜRLERİNİN BATIYA ETKİLERİ VE BATIDA TÜRK İMGESİ ∗
  => ZİYA PAŞA’NIN “ŞİİR ve İNŞÂ” MAKALESİ Ali DONBAY
  => TATAR EDEBİYATININ GELİŞİMİ
  => OSMANLI ŞİİRİNE SANAT ONTOLOJİSİYLE YAKLAŞMAK ÜZERİNE
  => SÜLEYMAN NAZİF’E GÖRE İRAN EDEBİYATININ EDEBİYATIMIZA TESİRİ
  => EDEBİYAT ÖĞRETİMİ ÜZERİNE TASVİRÎ BİR DENEME -
  => ÖZNE KARAKTER NESNE KARAKTER Agusto Boal
  => İSLAMDA TRAGEDYA KAHRAMANI TRAGEDYA ÖRNEKLERİ Metin And
  => İSLAMDA TRAGEDYA KAHRAMANI TRAGEDYA ÖRNEKLERİ Metin And 2
  => DOĞU VE BATI KÜLTÜRLERİNDE DÜŞSEL YARATIKLAR Enis Batur
  => TANPINAR ÜZERİNE NOTLAR Selahattin Hilav
  => DÖRT BİN YIL ÖNCE TÜRKLERDE TİYATRO Refik Ahmet Sevengil
  => SELÇUKLU TÜRKLERİNDE DRAMATİK EĞLENCELER Refik Ahmet Sevengil
  => ANADOLU'DA DİNİ TEMAŞA Refik Ahmet Sevengil
  => OSMANLILARDA DRAMATİK EĞLENCELER Refik Ahmet Sevengil
  => ORHAN KEMAL'İN YAPITLARI Türk Gerçekçiliğinin Gelişmesinde Yeni Bir Aşama
  => ORHAN KEMAL'İN YAPITLARI Türk Gerçekçiliğinin Gelişmesinde Yeni Bir Aşama 2
  => ELEŞTİRİ VE HİCİV Johann Gottfried Herder
  => ROMAN Octavio Paz
  => YENİ TÜRK EDEBİYATI ARAŞTIRMALARI
  => ESKİ TÜRK DİLİ ARAŞTIRMALARI
  => ESKİ TÜRK EDEBİYATI ARAŞTIRMALARI
  => YENİ TÜRK DİLİ ARAŞTIRMALARI
  => HALK EDEBİYATI ARAŞTIRMALARI
  => DİL SORUNLARI
  => ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ ARAŞTIRMALARI
  => MAKALELER
  => edebiyat tezler
  => İNCELEME ARAŞTIRMA
  => İNCELEME
  => Medeniyetin Demir Pençesi Eksen Çağı
  => DEDE KORKUT DOSYASI
  => TÜRK EDEBİYATI İNCELEMELERİ 1
  => TÜRK EDEBİYATI İNCELEMELERİ 2
  => TÜRK EDEBİYATI İNCELEMELERİ 3
  => TÜRK EDEBİYATI İNCELEMELERİ 4
  => TÜRK EDEBİYATI İNCELEMELERİ 5
  => TÜRK EDEBİYATI İNCELEMELERİ 6
  => Halk Şiiri, Gerçeküstücülük, Destan.
  => En Uzun Gece: Sahte Bir Roman - İzzet Harun Akçay
  => ARAŞTIRMACILAR İÇİN KAYNAKLAR
  => DOĞU EDEBİYATI
  => DOĞU EDEBİYATI - KİTAPLIK
  => TÜRK LEHÇELERİ ÇEVİRİ SÖZLÜĞÜ
  => İLETİŞİM ÇAĞINDA AŞIKLIK GELENEĞİNİN GELECEĞİ
  => ÂŞIK EDEBİYATI BÜTÜNÜ İÇİNDE SİVAS'TA VE ADANA'DA ÂŞIKLIK GELENEĞİNİN ORTAK VE FARKLI YANLARI
  => Türkiyat Araştırmaları 1
  => Türkiyat Araştırmaları 2
  => Türkiyat Araştırmaları
  => Türkiyat Araştırmaları 4
  => Türkiyat Araştırmaları 5
  => Bir Toplum Mimarı Olarak Yahya Kemal
  => Tanzimat Romanlarında Melodramın İdeolojik İşlevleri
  => Söz Sanatları Bakımından ‘Parçalı Ham’ Şiirler
  => İNCELEMELER.
  => İNCELEME..
  => İNCELEME...
  => İNCELEME....
  => İNCELEME.....
  => İNCELEME ŞİİR
  => İNCELEMELER.....
  => İNCELEMELER.,
  => İNCELEMELER,.
  => Edebiyat Sosyolojisi
  => Sosyalist Realizm Kavramının Ortaya Çıkış Süreci
  => toplumcu gerçekçilik
  => PEYAMİ SAFA.
  => Yeni Türk Edebiyatı
  => YENİ TÜRK A. İLHAN İÇERİKLİ
  => hilmi yavuz.
  => Behçet Necatigil
  => araştırmalar.1
  => ARAŞTIRMALAR 2
  => araştırma,
  => Türk Dili ve Edebiyatı,
  => 1919-1928 ARASI TÜRK ROMANINDA YAPI VE TEMA
  => Bilgisayar Öyküleri
  => Yayın
  => ROMAN,
  => ROMAN,,
  => ROMAN.
  => ROMAN..
  => şiir,
  => şiir,,
  => hikaye*
  => arş
  => arş1
  => arş2
  => arş4
  => arş6
  => arş7
  => arş8
  => arş9
  => edebiyat tarihinde realizm romantizm kavramı
  => YENİ TÜRK EDEBİYATININ KAYNAKLARI
  => YENİ TÜRK EDEBİYATININ KAYNAKLARI 1
  => KLASİK TÜRK EDEBİYATI
  => TÜRK DEBİYATI İNCELEME
  => DEDE KORKUT DOSYASI.
  => açık arşiv
  => edebiyat arşiv
  => Kuruluş Devrini Konu Alan Romanlar Üzerine
  SÖYLEŞİ
  DENEME
  ATTİLA İLHAN
  ATTİLA İLHAN-KÖŞE YAZILARI
  E-KİTAP
  ANSİKLOPEDİK
  SATRANÇ VİDEO DERSLERİ DÖKÜMANLAR
  SATRANÇ OYNA
  ŞİİR
  DİL ANLATIM TÜRK EDEBİYATI - LİSE KAYNAK
  EDEBİYAT RADYO
  EDEBİYATIMIZDA ŞİİR ROMAN ÖYKÜ (dinle)
  100 TEMEL ESER (dinle)
  100 TÜRK EDEBİYATÇISI (dinle)
  SESLİ KİTAPLAR
  FOTOĞRAF ÇILIK
  E-DEVLET
  EĞİTİM YÖNETİMİ DENETİMİ
  RADYO TİYATROSU
  ÖĞRETMEN KAYNAK
  EDEBİYAT TV
  SÖYLEŞİLER - BELGESELLER TV
  RADYO KLASİK
  TÜRKÜLER
  GAZETELER MANŞETLER
  ÖYKÜ ANTOLOJİSİ
  DERGİLER - KİTAPLAR - KÜTÜPHANELER
  E-DERGİ
  KİM KİMDİR BİYOGRAFİLER
  ZİYARETÇİ DEFTERİ
  İLETİŞİM
  EDEBİYAT OKYANUS
YURTTAŞ GAZETECİLİĞİ

GAZETECİLİKTE YENİ BİR YÖNELİM:

YURTTAŞ GAZETECİLİĞİ

Ruhdan UZUN*

ÖZET

Gazetecilik mesleğinin büyük medya gruplarının ekonomik gereklerine göre biçimlenmesinin

yarattığı sorunlar, yeni bir gazetecilik anlayışının ortaya çıkmasına neden oldu. Yurttaş gazeteciliği

adı verilen bu yeni gazetecilik hareketi, hem akademisyenler hem de gazeteciler arasında

tartışmalara yol açtı. Bu makale, konuyla ilgili tartışmalardan yola çıkarak, 1990’lı yıllarda ABD’de

yaygınlaşan, ancak Türkiye’de fazla bilinmeyen yurttaş gazeteciliği deneyiminin doğası ve sonuçları

hakkında bilgi vermeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede, yurttaş gazeteciliğinin temel argümanları,

özellikleri, gazetecilerin değişen rolü ve yeni teknolojilerle ilişkisi üzerinde durulmaktadır. Yurttaş

gazeteciliğinin medya girişimlerinin kâr etme amaçlarından kaynaklanan yapısal sınırlamaları göz

önüne almayan bir girişim olduğu, yüzeysel sorunlarla sınırlı kaldığı belirtilmektedir.

Anahtar Sözcükler: Gazetecilik, Yurttaş Gazeteciliği, Kamusal Gazetecilik

ABSTRACT

Today’s journalism has been shaped by the economic interests of medya moguls. This has led

to a new understanding of journalism. This new journalism approach, called civic journalism,

highly debated among both academicians and journalists. It has been questioned whether civic

journalism is a revolution or a return to tradition in the journalism area.

This article aims to discuss the nature and the outcomes of civic journalism that became

widespread in USA in 1990’s but unknown in Turkey. In this context, it focuses on basic

arguments and characteristics of civic journalism, and changing role of journalists, an the

relations between civic journalism and new technologies.

This article indicates that civic journalism is an approach that neglects economic and

structural restrictions of media and limites itself with superficial problems.

Keywords: Journalism, Civic Journalism, Public Journalism.

Giriş

20. yüzyılın sonlarına doğru bir yandan siyasal ve toplumsal gelişmelerin

demokrasileri sorgulamaya zorlaması, diğer yandan da gazetecilik mesleğinin

büyük medya gruplarının ekonomik gereklerine göre biçimlenmesinin yarattığı

sorunlar, yeni bir gazetecilik anlayışının tartışılmasına zemin hazırladı. Kamusal

gazetecilik (public journalism), yurttaş gazeteciliği (civic journalism) ya da bazen

topluluk bağlantılı gazetecilik (community-connected journalism) olarak

adlandırılan bu yeni gazetecilik anlayışı, hem akademisyenler hem de gazeteciler

arasında geniş ve ihtilaflı bir tartışmayı sergilemektedir. Yurttaş gazeteciliği

kimilerine göre bir reform, kimilerine göre geleneğe geri dönüş, kimilerine göre

geçici bir moda, kimilerine göre de saçma bir hevestir.

Bu makale, tartışmalı bir konu olan yurttaş gazeteciliğinin doğasını

aydınlatmayı amaçlamaktadır. Dolayısıyla, 1990’lı yıllarda ABD’de yaygınlaşan,

ancak Türkiye’de fazla bilinmeyen yurttaş gazeteciliği deneyiminin doğası,

* Yrd. Doç. Dr., Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi

Ruhdan UZUN

634

özellikle sunulan amaç ve sonuçları hakkında gerekli bilgileri vermekte ve

konuyla ilgili tartışmalardan yola çıkarak yurttaş gazeteciliğini irdelemektedir. Bu

çerçevede, makalede yurttaş gazeteciliğinin temel argümanları, özellikleri,

gazetecilerin değişen rolü ve yeni teknolojilerle ilişkisi tartışılmaktadır.

Konuyla ilgili literatür çalışmasının yapıldığı bu makalede önce yurttaş

gazeteciliğinin ortaya çıkmasına etki eden faktörler ele alınmış, bu faktörlerin

demokrasi tartışmasıyla ilişkisine değinilmiştir. Daha sonra yurttaş gazeteciliği

pratiklerinden örnekler verilerek yurttaş gazeteciliğinin sunulan özellikleri

açıklanmış ve yorumlanmıştır. Son olarak yurttaş gazeteciliğinin etkinliğine

yönelik araştırma sonuçlarına değinilmiştir.

Yurttaş gazeteciliğinin ortaya çıkışının arkasında yatan nedenlerin

açıklanmasında iki temel yaklaşım benimsenebilir. Birincisi, geleneksel medyanın

kitle okuyucusu/izleyicisinin azalmasına çözüm arayışlarını ön plana çıkaran

ekonomik yaklaşımdır. Bu yaklaşım tarzı, basının küresel pazarın çıkarlarına

uygun olarak biçimlenirken gazetecilik pratiklerinde meydana gelen bazı

değişimlerin yurttaş gazeteciliği adı altında yeni bir alternatif gibi sunulduğunu

vurgular. İkinci yaklaşım ise siyasal iletişimde ortaya çıkan sorunlardan

kaynaklanan sosyal ve siyasal etkenleri öne çıkarır. Yurttaş gazeteciliğini,

Amerikan demokrasisinin krizine çözüm arayışı sırasında ortaya çıkan alternatif

bir gazetecilik pratiği olarak sunar. Basının içinde bulunduğu sorunlara çözüm

arayışında ekonomik kaygılarla sosyal ve siyasal kaygılar çakışsa da bu çalışmada,

ekonomik yaklaşım temel çerçeve olarak seçilmiştir. 1990’lı yıllarda ABD’de

ortaya çıkan yurttaş gazeteciliği deneyimi, savunucularının ileri sürdüğü gibi,

müzakereci demokrasiyi geliştirecek radikal bir reform olmaktan çok, haber

medyasının ekonomik sorunlarına çözüm bulmak için mevcut medya sistemi

içinde kalınarak yapılan bir gidişat düzeltmesi olarak değerlendirilmektedir.

Yurttaş Gazeteciliğinin Ortaya Çıkışına Etki Eden Faktörler

Haber, insanlık tarihi kadar eski bir olgu olmasına karşın, gazetecilik

toplumsal gelişmenin belli bir evresinde, belli bir toplumsal biçimlenmenin

ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Kapitalizmin yarattığı belli bir iletişim biçimi

olarak gazetecilik, içinden çıktığı toplumun değişim ve dönüşümlerine uygun

yanıtlar verebilmek için kendisi de değişim ve dönüşümlere uğrar. Bu

değişimlerin doğası ise basını kontrol eden güçlerin gereksinimleri ile belirlenir.

Kapitalizmin bunalımlarına paralel olarak basının da periyodik olarak sorunlar

yaşadığı göz önünde tutulursa, bu sorunları aşma çabasının gazetecilik

pratiklerine de yansıyacağı ve sistemin kendi ideolojisi için işlevsel olan arayışlar

içine gireceği açıktır. Sistem içinde kalınarak yapılan bu düzeltme çabalarının

satışı ise yeni ve alternatif gibi sunularak yapılır. Bu çerçevede yurttaş gazeteciliği

olgusu da, medyanın yaşadığı sorunları aşma çerçevesinde yeni bir alternatif gibi

sunularak gündeme getirilmiş ve tartışılmıştır.

1990’larda ABD’de tartışılmaya başlanan yurttaş gazeteciliği pratiğinin ortaya

çıkmasında etki eden faktörlere bakıldığında, ABD siyasetinin içinde bulunduğu

durum, medya sektöründeki yoğunlaşmanın ortaya çıkardığı ekonomik sorunlar

ve teknolojik gelişmeler başı çeker.

Gazetecilikte Yeni Bir Yönelim: Yurttaş Gazeteciliği

635

ABD’de Demokrasi Yönündeki Kaygıların Artması ve Yurttaş

Gazeteciliği

Bir dizi fikir, bir hareket ve bir grup gazetecilik uygulaması olarak ortaya

çıkan yurttaş gazeteciliği, ortaya çıktığı dönemin koşullarıyla ve toplumsal

gelişmeleriyle yakından ilgilidir. ABD’de 1988 başkanlık seçimleri sırasındaki

medya sunumu ve seçime katılım oranının çok düşük olması bir yandan sosyal

bilimcileri düşünmeye sevk ederken diğer yandan gazetecileri yeni arayışlara

yöneltmiştir.

Yurttaş gazeteciliği anlayışı, sorunlara çözüm arayan pratiklerin demokrasi

tezleriyle bağlantısının kurulduğu bir deneyim olarak görülebilir. Medyanın

okuyucu/izleyici kaybetmesine ilişkin ekonomik sorunlarla başa çıkma

çabasında geliştirilen bir pratik olarak yurttaş gazeteciliği, söz konusu sorunların

çözümünün demokrasinin geliştirilmesiyle bağlantısını kurmaya çalışır. Haber

medyasının okuyucu/izleyici kaybetmesi hem ekonomik hem de sosyal ve

siyasal sorunlarla bağlantılı iken, yurttaş gazeteciliğine ilişkin kuramsal

yaklaşımlara bakıldığında yalnızca ABD demokrasisinin içinde bulunduğu

sorunların ve bunlara ilişkin çözüm arayışlarının vurgulandığı görülmektedir.

Keane’in (2002:303) belirttiği gibi, “Parlamenter demokrasinin ana düşmanı

olarak görülen Sovyet İmparatorluğu’nun yıkılışı, yaşlı demokrasilerde, çoğu

Batılı gözlemcinin söylediğinin aksine, kendiliğinden gelişen alkış patlamalarına

değil, liberal demokrasinin yerleşik süreçlerinin meşruluğu ve etkililiği

konusunda yüksek sesli sorgulamalara yol açmıştır.” Liberal demokrasilerin

sorgulanmaya başlanması, bu demokrasilerde önemli işlevler atfedilen

gazeteciliğin de sorgulanmasını gerektirmiştir. Amerikan demokrasisinin iyi

işlemediği yönündeki kaygılar arttıkça, demokratik süreçte yaşanan sorunlara

çözüm olarak haber örgütleriyle medya arasında güvene dayanan ilişkilerin

kurulmasıyla bilinçli ve katılımcı yurttaşlar ortaya çıkarmanın bir yolu olarak

yurttaş gazeteciliği önerilmektedir. Ancak demokrasiyle basının işlevini

ilişkilendirmek yalnızca yurttaş gazeteciliğine özgü yeni bir yaklaşım değildir.

Liberal yaklaşımda gazeteciliğin amacı açıklanırken, demokrasi ile özgür basın

arasında vazgeçilemez bir bağ kurulmaktadır. Basın, diğer güçler yasama,

yürütme ve yargı erki yanında güçler dengesini sağlayacak dördüncü bir güç

olarak konumlandırılır (O’Neill, 1998).

Liberal demokrasi tezlerine göre, demokrasilerde özgür basın hükümet

üzerinde bir gözlemci gibi çalışarak, yurttaşların temel meseleler hakkında

yargıda bulunabilmesi için gerekli bilgi ve haberi sağlar. Aynı zamanda

yurttaşları, farklı fikirlerin ve bakış açılarının varlığından haberdar eden bir

forum işlevi görerek, demokrasinin çok sesliliğine katkıda bulunur. Yine

liberallere göre, gazetecilik ve demokrasinin mutlu beraberliğini en iyi serbest

piyasa sağlayabilir. Bu anlayışa göre, siyasal güçler tarafından sınırlandırılmayan

bir piyasa, yurttaşların gereksinimlerini karşılaması için basına gerekli olan en iyi

kurumsal ortamı sağlar (O’Neill, 1998:41). Liberal anlayışta çoğulculuk gerçeğe

ve nesnelliğe ulaşmanın bir aracı olarak algılanmaktadır, çünkü çeşitlilik ve

çoğulculuk sayesinde her türlü görüş ifade olanağı bulabilecektir. Metaların

Ruhdan UZUN

636

serbest pazarda rekabet etmesi gibi, fikirler de serbest pazarda rekabet edecek

böylece iyinin kötüden, yararlının zararlıdan, yanlışın doğrudan, gerçek

olmayanın gerçekten ayrışmasını sağlayacaktır (Kaya, 1985:44-45). Liberal

yaklaşımda iletişim alanının biçimlenmesinin felsefi temelleri, özel girişimciliğin,

serbest rekabet koşullarının geçerli olduğu, pazar mekanizmasının belirleyici

mekanizma olarak görüldüğü bir anlayışı yansıtmaktadır.

Ancak, basında ve diğer kitle iletişim araçlarında görülen tekelleşme

eğilimleri liberal yaklaşımın söz konusu önermelerini kuşkulu hale getirmektedir.

Serbest piyasa doğası gereği tekelleşme ve yoğunlaşmayı beraberinde getirmekte,

medya alanındaki yoğunlaşma ve medya sahiplerinden kaynaklanan baskılar

demokrasinin çoksesliliğine tehdit oluşturmaktadır. Sonuçta, piyasa tarafından

yönlendirilen medya, bir forum olarak demokrasinin güçten düşmesine neden

olmaktadır. O’Neill’in (1998:31) deyişiyle, gazetecilik demokratik toplumlarda

önemli bir rol oynadığı halde piyasa, gazetecilik ve demokrasi arasındaki ilişkiyi

baltalamaktadır. Günümüzde birçok gözlemci, idealar pazarının satıcıların ve

alıcıların birbirini duyamadığı ya da anlayamadığı, ahenksiz bir hale geldiği

konusunda uyarıda bulunmakta, basın özgürlüğünün sadece satan şeyleri yazma

ve yayınlama özgürlüğüne indirgenmesinin demokrasileri sınırlandırdığını

belirtmektedir.

Medya yoğunlaşması nedeniyle, Liberal yaklaşım çerçevesindeki

idealleştirilmiş pazar demokrasisinde gazeteciliğe yüklenen işlevin tartışmalı hale

gelmesi, yine liberal yaklaşım içinde kalınarak üretilen düzeltme çabalarını

gündeme getirmiştir. Bu çabalar, Avrupa’da kamu hizmeti, ABD’de ise

“toplumsal sorumluluk kuramı” adı altında sunulmuştur.

Toplumsal sorumluluk yaklaşımı, Siebert ve arkadaşlarının 1954’te

yayınlanan Four Theories of the Press adlı kitaplarında ortaya atılmıştır (Kaya,

1985:38). Soğuk savaş dönemine özgü ayrımlara yaslanan kitapta, iletişim

araçlarının liberal düzenlenişi toplumsal sorumluluk sistemi olarak

adlandırılmıştır.

Toplumsal sorumluluk yaklaşımının temel görüşleri 1947 yılında basın

özgürlüğünün uygulamadaki durumu konusunda inceleme yapan Hutchins

Komisyonu raporunda ortaya konmuştur. Komisyon raporu, basının bir kamu

hizmeti yerine getirmekte olduğunu belirtir (Kaya, 1985:52). Komisyonda,

medya profesyoneli figürünü kurtarmak amacıyla, dile getirilen eksikliklere

çözüm olarak medya profesyonelliği gösterilmiştir. Profesyonelliğin anlamı da

gazeteciliğin ilk yükümlülüğünün kamuya hizmet etmek olduğudur (Curran,

2002:221-222).

Liberal yaklaşımda, basın özgürlüğü kitle iletişim araçlarının özel mülkiyet

altında olması ve pazara devlet müdahalesinin bulunmaması ile

özdeşleşmektedir. Ancak, Liberal yaklaşımda önemli bir nokta da tekelciliğe,

tekelleşmeye yönelecek her türlü oluşumun, gerçeğe uzanan yolu tıkadığı için

kesinlikle reddedilmekte oluşudur. Haber ve bilgi tekelleri, bu tekelleri

oluşturanlara haksız bir güç kazandıracağı gibi, aynı zamanda liberalizmin

yadsıdığı toplumsal gerçeğin tek bir kaynak tarafından belirlenmesi durumunu

ortaya çıkarır. İletişim alanında müdahale ve liberalizmi bağdaştıran kavram ise

Gazetecilikte Yeni Bir Yönelim: Yurttaş Gazeteciliği

637

bütün başka alanlarda olduğu gibi “kamu yararı” kavramıdır. Serbest rekabet

koşullarını bozabilecek durumlarda, pazarın işleyişinde, kamusal gereksinimleri

karşılayacak mekanizmalarla düzeltmeler yapılabilmelidir (Kaya, 1985:45-53).

Gazeteciliğin kamusal çıkara hizmet eden bir meslek olarak tanımlanmasıyla,

profesyonel sorumluluk ideolojisi, kendisine sayısız taraftar buldu. Böylece,

Curran’ın (2002:222) belirttiği gibi;

Bir zamanlar serbest pazarda karşıtların çatışması yoluyla güvenceye alınan

düşünce ve bilgide çoğulculuk, tekelci medyadaki “içsel çoğulculuk” aracılığıyla

yeniden yaratılabilirdi. Haberin aktarılmasında sansasyona ve önemsizleştirmeye

dönük pazar baskıları, bilgilendirmeye bağlılıkla ortadan kaldırılabilirdi. Böylece,

yapısal bir reform yapmadan da medyanın demokratik rolü onarılabilirdi.

Hutchins Komisyonu raporunun basını kamu yararına hizmet eden bir

kurum olarak tanımlamasıyla, basın konusunda vurgu, özgürlüklerden

sorumluluklara kaymıştır. Ancak, burada korunmak istenen yapı değişmemiştir:

Serbest rekabet ortamının sağlanması. Serbest pazar ideolojisinin egemen

olduğu toplumlarda, özel bir girişim olarak basın kâr amacıyla kurulur ve bu

amacına kamu hizmeti adı verilen faaliyetlerden geçerek ulaşır. Basının

toplumsal sorumluluğunu vurgulayan bir hareket olarak yurttaş gazeteciliği de,

liberal yaklaşımın desteklediği bir ilişkiler yapısının işlevsel bir parçası

durumundadır.

Yurttaş gazeteciliği ile demokrasi arasında bağlantı kuran tartışmalar,

1920’lerde basın, demokrasi ve Amerikan demokrasisinin doğası konularıyla

ilgilenen Walter Lippmann ile John Dewey arasındaki tartışmanın yeniden

canlanması gibi değerlendirilmektedir. Lippmann ve Dewey, demokrasi

konusunda tartışılan iki farklı perspektiften hareket ederler. Lippmann (1965,

1993), 1922’de basılan Public Opinion ve 1927’de basılan Phantom Public

kitaplarında gazeteciliğin kamusal yargıyı ne kadar biçimlendirebileceği ya da

biçimlendirmesi gerektiği konusundaki bir kuşkuculuğu yansıtır. Çünkü

Lippmann, bilgili ve siyasi duruşa sahip bir kamunun bir yanılsama olduğuna

inanır. Çağdaş dünyanın karmaşıklığı nedeniyle bireyler, gazeteler, resimler,

radyo haberleri ve başkalarından duyulan sözler gibi ikinci el bilgi kaynaklarına

dayanmak zorundadır. Bu kaynaklar ise güvenilmez olabilirler veya en iyi

olasılıkla ancak yüzeysel bilgiler sağlayabilirler. Bu yüzden insanlar, görüşlerini

biçimlendiren puslu izlenimlere ve yarı bilinçli stereotiplere dayanırlar.

Dolayısıyla, sıradan bir yurttaşın her kamusal meselede güvenilir bir kanaate

sahip olmasını beklemek akıllıca değildir. Yurttaşların modern demokrasideki

yerleri sınırlıdır ve kararları yönlendirilebilir. Dolayısıyla, yurttaşların başlıca

demokratik etkinliğini oy kullanmak olarak gören Lippmann’ın kafasındaki

demokrasi, iyi eğitimli seçkinlerin yönetimi altında daha iyi çalış

İLETİŞİM edebiyatokyanus@gmail.com  
   
Reklam  
   
edebiyatokyanus 392970 ziyaretçi (754304 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=