edebiyatokyanus
İÇERİK  
  ANA SAYFA
  YAZILAR
  => Attila İlhan Şiiri-DoDoç.Dr. Yakup ÇELİK
  => Bunalım Edebiyatı ve Modernizmin Sorunları-Svetlana Uturgauri
  => Karagöz'e Ezgi-Satı Erişen
  => Orta Oyunu Eksikliği-Nihal Türkmen
  => Orta Oyunu ve Karagöz-Nihal Türkmen
  => Dilin Yapısı ve Toplumun Yapısı-Emile Benveniste
  => Türkçe Metinlerde Bağdaşıklık ve Tutarlılık-İrem Onursal
  => Asansörle Yükseltilmek İstenen Çukurlar-Can Yücel
  => KÜLTÜR VE ÖTESİ-Cemil MERİÇ
  => Türkoloji-Cemil MERİÇ
  => Tevfik Fikret ve Batı Retoriği-Rıza Filizok
  => Estetik tarihimize bir bakış-Arslan Kaynardağ
  => MÜRSEL MECAZ-Rıza FİLİZOK
  => Başlıca Dil Bilimi Akımları-Prof.Dr. Rıza FİLİZOK
  => ZİYA OSMAN SABA’NIN NEFES ALMAK ADLI ŞİİR KİTABINDA -Yrd. Doç. Dr. Safiye AKDENİZ
  => HİKAYE VE ROMANDA “ANLATICI”YA GÖRE METİN TİPLERİ, - Yard. Doç. Dr. Safiye AKDENİZ
  => GÖSTERGEBİLİM-Yard. Doç. Dr. Mustafa Ö Z S A R I
  => TÜRKİYE'NİN ÖNEMİ-Emre Kongar
  => KÜRESELLEŞME VE KÜLTÜREL FARKLILIKLAR ÇERÇEVESİNDE ULUSAL KÜLTÜR-Prof. Dr. Emre Kongar
  => TÜRKİYE'NİN KÜLTÜREL ÖZ-ANLAYIŞI: AVRUPA BİRLİĞİ İÇİN BİR ZENGİNLİK-Emre Kongar
  => BARIŞ KÜLTÜRÜ VE DEMOKRASİ-EMRE KONGAR
  => GOP NEYİ AMAÇLIYOR, NEYİ GERÇEKLEŞTİREBİLİR-EMRE KONGAR
  => YENİ EMPERYALİZM, HUNTINGTON VE ELEŞTİRİSİ-Emre Kongar
  => KÜRESELLEŞME BAĞLAMINDA TÜRKİYE-Emre KONGAR
  => DEMOKRASİ KÜLTÜRÜ SORUNLARI-Emre Kongar
  => AVRUPA BİRLİĞİ'NE "ONURLU VE BAŞI DİK" GİRİŞ NE DEMEK-Emre Kongar
  => TOPLUMSAL VE SİYASAL GELİŞMEMİZİ ETKİLEYEN MARKALAR-Emre Kongar
  => KÜRESELLEŞME, MİKRO MİLLİYETÇİLİK, ÇOK KÜLTÜRLÜLÜK, ANAYASAL VATANDAŞLIK-Emre KONGAR
  => NİYAZİ BERKES'DE ÇAĞDAŞLAŞMA KAVRAMI-Emre KONGAR
  => KEMAL TAHİR-Hilm Yavuz
  => OYUNLARIM ÜSTÜNE-Nazım Hikmet
  => OYUN YAZARI OLARAK-Ataol Behramoğlu
  => POPÜLER EDEBİYAT- M. Orhan OKAY
  => HER SÖZ BİR ŞEY SÖYLER-Feyza HEPÇİLİGİRLER
  => Tiyatronun Kökeni, Ritüel ve Mitoslar
  => ROMANDA KURMACA VE GERÇEKLİK
  => Fuzûlî’nin Hikaye-i Leylâ ve Mecnun’u
  => SEZAİ KARAKOÇ ve HİS “;KAR ŞİİRİ”;-Selami Ece
  => İSTANBUL’UN AHMED MİDHAT EFENDİNİN ROMANLARINA TESİRİ
  => AHMET MİDHAT’A ATFEDİLEN BİR ESER: “HÜKM-İ DİL” VE MANASTIRLI MEHMET RIFAT
  => CEZMİ ÜZERİNE BAZI DÜŞÜNCELER
  => "EDEBİYATEĞİTİMİ"NDE "EDEBÎ METİN"İN YERİ VE ANLAMI
  => Mustafa Kutlu ve Rüzgârlı Pazar
  => BİR BİLİM ADAMININ ROMANI” ÜZERİNE GEÇİKMİŞ BİR TAHLİL
  => ÖLÜMÜNÜN 50. YIL DÖNÜMÜNDE
  => “MİT”TEN “MODERN HİKÂYE” “HİKÂYE”NİN SERGÜZEŞTİ
  => EDEBİYAT DİLİ/EDEBÎ DİL
  => BİR NESLİN VEYA BİR ŞAİRİN ROMANI: MÂİ VE SİYAH
  => İSTİKLÂL MARŞI’NIN TAHLİLİ
  => CAHİT KÜLEBİ
  => TEVFİK FİKRET’İN ŞİİRLERİNDE TRAJİK DURUM
  => MEHMED RAUF’UN ANILARI yahut EDEBÎ HATIRALARIN YAYIMI ÜZERİNE BİR DENEME
  => MEÇHUL BİR AŞKIN SON NAĞMELERİ: TEVFİK FİKRET’İN “TESADÜF” ŞİİRLERİ / YARD. DOÇ. DR. NURİ SAĞLAM
  => Tarihsel Romanın Eğitimsel İşlevi
  => ALIMLAMA ESTETİĞİ VE EDEBİYAT ÖĞRETİMİ1
  => Tanzimat Dönemi Oyun Yazarliginda Batililasma
  => SİNEMA VE EDEBİYAT TÜRLERİ
  => EDEBİYAT EĞİTİMİ, ESTETİK BİR HAZZIN EDİNİMİ
  => EDEBÎ TENKİT
  => ADALET AĞAOĞLU’NUN DAR ZAMANLAR ÜÇLEMESİNDE KİMLİK SORUNU
  => Halit Ziya ve Mehmet Rauf'un hayatları ile romanları
  => YAZIN VE GERÇEKLİK
  => MİLLÎ EDEBİYAT
  => HECE-ARUZ TARTIŞMASI/ Arş.Gör.Oğuzhan
  => AHMET HAŞİM’İN ŞİİRLERİNDE ATEŞİN DİLİ / ARŞ. GÖR. VEYSEL ŞAHİN
  => ROMAN TEKNİĞİ BAKIMINDAN YABAN
  => TANZİMATTAN GÜNÜMÜZE COCUK EDEBİYATI
  => KADIN VE EDEBİYAT
  => Şiirin Temel Özellikleri-Christopher Caudwell
  => EDEBİYAT EĞİTİMİ: HERMENEUTİK BİR YAKLAŞIM Vefa TAŞDELEN
  => VOLTAİRE VE ROUSSEAU ETRAFINDA AYDINLANMA ÇAĞI FRANSIZ YAZINI
  => TÜRKİYE’DE ULUSAL KÜLTÜR TARTIŞMALARI BAĞLAMINDA ÇAĞDAŞ UYGARLIK SORUNU
  => EDEBİYATIN DİLİ ÜZERİNE
  => TARİHİN SINIFLANDIRILMASI
  => Türk Milletini Uyandıran Adam: Attila İlhan
  => EDEBİYAT DERSLERİNİN İÇERİĞİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ KONUSUNDA
  => "Yalancı şöhretlerin Gerçek Yüzünü Ortaya Koydum"-Hilmi Yavuz
  => AVRUPA BİRLİĞİNİ YARATAN NEDENLER VE TÜRKİYE Metin AYDOĞAN
  => DİVAN ŞİİRİYLE HALK ŞİİRİNDE ORTAK BİR SÖYLEYİŞ BİÇİMİ
  => divan şiirindeki sevgili tipini alaya alan bir roman
  => ALIMLAMA ESTETİĞİ VE EDEBİYAT ÖĞRETİMİ
  => BAĞLANMA VE ÇELİŞKİ
  => Antik Çağ’da Tarih Yazmak
  => TARİHÎ ROMANDA POST-MODERN ARAYIŞLAR
  => Kültürel Batılılaşma
  => GARPÇILAR VE GARPÇILAR ARASINDAKİ FİKİR AYRILIKLARI
  => Harf Devrimi Üzerine Yeniden Düşünmek
  => EDEBİYAT ÖĞRETİMİNDE WALDMANN MODELİ
  => KEMÂL AHMED DEDE VE TERCÜME-İ MENÂKIB-IMEVLÂNÂ’SI
  => TARİHSEL GELİŞİM SÜRECİ İÇERİSİNDE URDUCA
  => Avrupalılaşmak mı, Avrupalılaştırmak mı?CEMİL MERİÇ
  => ŞAİRANE BİR ÇEVİRİ yahut TOPLUMBİLİMİN SERÜVENLERİ Cemil MERİÇ
  => 47 LİLER YAHUT BİR ROMANIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
  => ZAMAN, ZAMAN – I TERAKKİ Cemil Meriç,
  => Kırk Ambar (Cilt1)
  => KADIN RUHU, Cemil Meriç
  => Umrandan Uygarlığa-C.Meriç
  => Balzac’tan önce modern roman-Cemil Meriç
  => ARİSTARK’LA ZOİL-c.meriç
  => ELİNDE CENNET AÇAN ZEND AVESTA- c.meriç
  => SELEFÎLİK–SÛFÎLİK VE ÂKİF-SÜLEYMAN ULUDAĞ
  => Mehmet Âkif- Mâhir İz’e Yazdığı Mektuplar
  => DİDO SOTİRİYU’NUN ROMANI GİBİ BİR ROMANIMIZIN OLMAYIŞI
  => HİLMİ YAVUZ’UN DENEMECİLİĞİ
  => İRONİ KAVRAMI, GERÇEKÜSTÜCÜLÜK VE ERCÜMEND BEHZAD LAV ŞİİRİ ÜZERİNE
  => OKUNAMAYAN ROMANLAR
  => Gelenekçilik Geleneğe Dahil Değil
  => Türk Tiyatrosunda İronik Söz, İronisiz Metin
  => Postmodernist İroni
  => NÂZIM HİKMET ŞİİRİNİN SİYASİ ETKİLERİ
  => NÂZIM HİKMET ŞİİRİNDE SİNEMASAL ÖĞELER
  => Savaş
  => Newton, Goethe ve Sosyal Bilimler
  => Bir Afyon (!) Olarak Diktatörlükten Demokrasiye Futbol
  => Adorno Yüz Yaşında
  => Theodor Adorno: Kültür Endüstrisini Yeniden Düsünürken
  => ADORNO'NUN KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ KAVRAMI ÜZERİNE
  => ADORNO’NUN KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ KAVRAMI ÜZERİNE
  => Frankfurt Okulu
  => TARİHİ MADDECİLİK VE KAPİTALİZM - ÖNCESİ TOPLUMLARASYA TOPLUMU - FEODALİTE Asaf Savaş AKAT
  => POSTMODERNİZM GEÇ KAPİTALİZMİN KÜLTÜREL MANTIĞI
  => Postmodernizm Ya da Geç Kapitalizmin Kültürel Mantığı 2
  => Postmodernizm Ya da Geç Kapitalizmin Kültürel Mantığı 3
  => DİMİTRİ KANTEMİR'İN DOĞUBİLİM ARAŞTIRMALARINA KATKISI Georges Cioranesco
  => DİMİTRİ KANTEMİR'İN DOĞUBİLİM ARAŞTIRMALARINA KATKISI Georges Cioranesco 2
  => II. MEŞRUTİYET'TE SOLİDARİST DÜŞÜNCE: HALKÇILIK Zafer Toprak
  => II. MEŞRUTİYET'TE SOLİDARİST DÜŞÜNCE: HALKÇILIK Zafer Toprak 2
  => Türkoloji Araştırmaları Makaleler Veritabanı
  => Yeni Makaleler
  => Türkoloji Araştırmaları Dergisi
  => Türkoloji Makaleleri
  => ŞAİR DUYARLILIĞI Afşar TİMUÇİN
  => Yazılar.....
  => SEÇME YAZILAR
  => EDEBİYAT Tez / Makale / Kitap ara
  => Orhan Pamuk: Babamın bavulu Nobel konuşması
  => PiVOLKA'da Çıkan Yazılar
  => Amin Maalouf Üstüne
  => Öykünün Yüzyılı /Feridun ANDAÇ
  => Cumhuriyet Dönemi Türk Felsefesinde Bir Hareket Noktası Olarak Teoman Duralı-oktay taftalı
  => Sofist Bilgeliğin "Empirist" Dayanakları Üzerine 0.TAFTALI
  => Birlik ve Liderlik Hayalleri O.TAFTALI
  => Eğitilemeyen Bir Varlık Olarak İnsan O.TAFTALI
  => Çağdaş Bir Tarım Toplumuna Doğru O.TAFTALI
  => Sosyo-Politik Bağlamda Bir Dekadans Olarak Bilgi Toplumu O.TAFTALI
  => Aşkla Varolan Hayatlar O.TAFTALI
  => Batı Medeniyetinin Mutsuz Çocuğu Entelektüel O.TAFTALI
  => Nihat Genç Yazıları
  => Batılı Tarih Bilimi ve Tarihin Mantığı
  => Bir Hayat Alanı Olarak Aile O.TAFTALI
  => Bir Savaşın Kavramları Üzerine
  => Çalışma ve Erdem Kavramları Arasındaki İlgi Üzerine O.TAFTALI
  => Değer Üreten Hayatlar
  => Doğu'nun Hayal Ülkesi O.TAFTALI
  => Dostlukla Yükselen Hayatlar O.TAFTALI
  => Şiirimizin Hazin Sonu O. TAFTALI
  => Soğuk ve Sıcak Hayatlar OKTAY TAFTALI
  => Yalanın Fenomenolojisi O. TAFTALI
  => Günümüzde Medya Kılavuzluğu - Günümüzde Medya Kılavuzluğu
  => Ermeni Meselesinin Kökenini Batının Irkçılığında Aramak Lazım Prof. Dr. Türkkaya Ataöv
  => Osmanlı’dan Lozan’a Musul-Kerkük
  => “Sözümü Tutamadım, Artık Yaşayamam” Turhan Feyizoğlu
  => Gerilla Mustafa Kemal ve Türk Yurtsever Kurtuluş Hareketi Turhan Feyizoğlu"
  => SİYASİ TARİH YAZILARI -YEREL TARİH YAZILARI
  => Yazarlar - yazılar
  => TÜRKİYE’DE MUHAFAZAKÂRLIĞIN DÜŞÜNSEL - SİYASAL TEMELLERİ
  => yazılar 1
  => yazılar2
  => türk dünyası
  => Derin devlet
  => YAZILAR,
  => SOSYOLOJİ.
  => YAZILAR,,.
  => TANZİMAT DÖNEMİ
  => İdealizm-Realizm
  => Cemil Meriç..
  => ilhan berk
  => NİYAZİ BERKES’İN TÜRK KİTLE İLETİŞİM TARİHİNE KATKILARI
  => yazılar.
  => yazılar..
  => yazılar,
  => yazılar,,
  => yazılar.,
  => YAZILAR.
  => YAZILAR..
  => YAZILAR-
  => YAZILAR-,
  => yazılar.1
  => y.1
  => y.2
  => y.3
  => y.4
  => y.5
  => y.6
  => y.7
  => y.8
  => y.9
  => y.10
  => y.11
  => y.12
  => y.13
  => y.14
  => y.15
  => y.16
  => y.17
  => y.18
  => y.19
  => y.20
  => y.21
  => y.22
  => y.23
  => y.24
  => y.25
  => y.30
  => y.31
  => y.32
  => y.33
  => y.34
  => y.35
  => y.36
  => y.37
  => y,38
  => y.39
  => y.40
  => y.41
  => y.42
  => y.43
  => y.44
  => y.45
  => y.46
  => y.47
  => İnsan-Mekan İlişkileri
  => SANAT VE ELEŞTİRİ
  => Türkiye’de olumsuz Pierre Loti eleştirileri
  => TÜRKiYE’DE MODERN EDEBİYAT ELEŞTİRİSİ
  => ATATÜRK,
  => MAKALELER:
  => MAKALELER,
  => yz
  => yz1
  => yz2
  => yz3
  => yz4
  => yz5
  => yz6
  => yz7
  => yz8
  => FRIEDRICH NIETZSCHE’NİN TARİH ANLAYIŞI
  => Edebiyat Nedir?
  => YM1
  => YM2
  => YM3
  => YM4
  => YM7
  => YM8
  => YM9
  => İbn Battûta’da “Ahı” Kelimesi ve Anadolu
  => Simone de Beauvoir: Abjeksiyon ve Eros Etiği
  => Toplumsal Cinsiyet Düzenlemeleri
  => Psikanalitik ve Post-Yapısalcı Feminizm ve Deleuze
  => Tarihsel Bir Perspektif Üzerinden İroni Tür ve Tekniklerinin Gelişimi ve Bazı Uygulama Örnekleri Tarihi Gelişim
  => İroni ve Melankoli*
  => İroni, Nostalji ve Postmodern
  => “Daha İyi Anlamak İçin Daha Fazla Açıklamak” İsteyen Bir Yorumbilimci: Paul Ricœur
  => Kendi (Paul Ricœur Üstüne)
  => Sersemleşme Okulu
  => Osmanlı ve Avrupa Arasındaki Karşılıklı Etkileşimde Etnomaskeleme
  => Antik Yunan Tragedyasının Metafiziği
  => Sonbahar Mitosu: Tragedya*
  => Ayrışma, Çatışma ve Fanatizm
  => Fanatizm İlkelliktir
  => Tuhaf Bir Çocuk
  => Huzursuz
  => Benjamin’in Mistisizmine “Üç Yönlü Yol”
  => Renan, Irk ve Millet
  => Varlık, Benlik, Hatırlayış ve Unutuş Üzerine
  => Hangi Kilidin, Hangi Anahtarı?
  => Romanda Tarih
  => Bugün Psikanalizi Tartışmak
  => Kültürde Bakış
  => 1930 Goethe Ödülü Dolayısıyla Frankfurt Goethe Evi’nde Konuşma
  => Jacques Derrida ve Konukseverlik Sorusu
  => Metafiziğin Kalesi Hakkında Düşünmek
  => Hakların İadesi
  => Modern Etiğin İki Temel Direği Agnes Heller
  => Ezoterizme Genel Bir Giriş
  => Turnanın Semahı, Ezoterizmin Zamanı: Bektaşi ve Alevi Zaman Kavrayışla
  => Yeni sayfanın başlığı
  => Ulus-Ötesinden Hukuka Bakmak: Jürgen Habermas
  => Yeni Perspektifler Gerçeğin Çölüne Hoşgeldiniz
  => Orlan: Kırılan Ten Kubilay Akman
  => Pusudaki Ten, Vice Versa
  => Cimri ve Çöp Arasındaki Güçlü İlişki Üzerine
  => Demokrasi Kavramı Üzerine Hayli Spekülatif Bir İrdeleme
  => Benim Çöp Bayramım
  => Kamu Yeniden Kurulurken Kadınlara Ne Olacak?
  => Sonsuzluğun Sınırında: Immanuel Kant
  => Kant ve Üniversite İdeası
  => İki Yüzüncü Ölüm Yıldönümünde: Immanuel Kant ve Kantçılık
  => Kant ve Yeni Kantçılık
  => Otuz Beşinci Gece: Ruh, Can, Hayat, Ölüm, Akıl ve Öte Dünya Üzerine1
  => Ölüm Üzerine Tıbbi Çeşitlemeler
  => Ölüme Karşı Ölüm
  => Avrupa İçin Yeni Bir Ethos Üzerine Düşünceler
  => Avrupa ve Ötekileri
  => Sûfî Şiirinin Poetikası
  => Byron ve Romantiklik
  => Kötülük Toplumu ve Biçimin Muhalefeti
  => Balkanlar: Metaforların Çarpıştığı Bir Savaş Alanı
  => Badiou: Etik Üzerine
  => “Semen est Sanguis" Yahudilikte ve Hıristiyanlıkta Kan
  => Âdet Kanaması Tecrübesi: Sınırlar ve Ufuklar
  => Said ve Saidciler ya da Üçüncü Dünya Entelektüel Terörizmi
  => Kültür Endüstrisini Yeniden Düşünürken
  => Adorno ve Tanrının Adı
  => Kant, Adorno ve Estetiğin Toplumsal Geçişsizliği
  => Adorno ve Berg
  => İbn Battûta Seyahatnamesi
  => Irak Savaşı ve Sivil Etkinlikler
  => Yamalı Çelişkiler Semti: Saraybosna'dan Yenibosna'ya
  => Halkla Birlikte Bir Çağdaş Kent Söylemi Üzerine
  => Yeni Dünya Düzeninin Sonu?
  => Selçuklular Anadolu’da
  => Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubâd Dönemine (1220-1237) Bir Bakış
  => 13. Yüzyılın Başında Anadolu’da Ticaret
  => Selçuklular Döneminde Anadolu’da Felsefe ve Bilim (Bir Giriş)
  => Nietzsche ve ‘Akla’ İsyan
  => Bizans Manastır Sistemine Giriş
  => Öğrenci Radikalizmi Üzerine Düşünceler
  => 1968’i Yargılamak ya da 68 Kuşağına Mersiye
  => “Gelecekte İnsanlara Çok Güzel Görüneceğiz”
  => Nevroz, Psikoz ve Sapkınlık
  => Üniversitede Psikanaliz Öğretmeli miyiz? Sigmund Freud
  => Psikanalist Kimdir?
  => Nerelisiniz?
  => Irak’a Kant Çıkarması
  => Bizans Şaşırtıyor
  => 12 eylül dosyası
  => FETHİ NACİ: Cesur, Gerçekçi Ve Halkçı... İzzet Harun Akçay
  => SON OKUDUKLARIM- İzzet Harun Akçay
  => Sabahın yalnız kuşları-İzzet Harun Akçay
  => Bir Portre - Cahit Sıtkı TARANCI - Şükran KURDAKUL
  => ŞİİR NEDİR? Cahit Sıtkı TARANCI
  => Afşar TİMUÇİN - Şair Duyarlığı
  => Ahmet KÖKLÜGİLLER - Karacaoğlan'ın Yaşamı ve Şiirleri
  => Atilla ÖZKIRIMLI - Dadaloğlu ve Çevresi
  => Aysıt TANSEL - Metin Eloğlu
  ARAŞTIRMA-İNCELEME
  SÖYLEŞİ
  DENEME
  ATTİLA İLHAN
  ATTİLA İLHAN-KÖŞE YAZILARI
  E-KİTAP
  ANSİKLOPEDİK
  SATRANÇ VİDEO DERSLERİ DÖKÜMANLAR
  SATRANÇ OYNA
  ŞİİR
  DİL ANLATIM TÜRK EDEBİYATI - LİSE KAYNAK
  EDEBİYAT RADYO
  EDEBİYATIMIZDA ŞİİR ROMAN ÖYKÜ (dinle)
  100 TEMEL ESER (dinle)
  100 TÜRK EDEBİYATÇISI (dinle)
  SESLİ KİTAPLAR
  FOTOĞRAF ÇILIK
  E-DEVLET
  EĞİTİM YÖNETİMİ DENETİMİ
  RADYO TİYATROSU
  ÖĞRETMEN KAYNAK
  EDEBİYAT TV
  SÖYLEŞİLER - BELGESELLER TV
  RADYO KLASİK
  TÜRKÜLER
  GAZETELER MANŞETLER
  ÖYKÜ ANTOLOJİSİ
  DERGİLER - KİTAPLAR - KÜTÜPHANELER
  E-DERGİ
  KİM KİMDİR BİYOGRAFİLER
  ZİYARETÇİ DEFTERİ
  İLETİŞİM
  EDEBİYAT OKYANUS
Günümüzde Medya Kılavuzluğu - Günümüzde Medya Kılavuzluğu

Prof. Dr. Türkkaya Ataöv
Günümüzde Medya Kılavuzluğu

Eski Fransız Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle, ABD Başkanı J.F.Kennedy’ye şöyle bir soru yöneltmişti:

“Televizyonu denetiminiz altına almadan ülkeyi nasıl yönetebiliyorsunuz?”

Dışarıdaki izlenim bir yana, Amerikan yönetimi bunun yolunu o gün de biliyordu, bugün de biliyor. Televizyon gibi neredeyse her evin içine giren bir aracın, ayrıca sürümü yüksek basının, modern toplum yaşamındaki yeri, özellikle kamuoyunun biçimlenmesindeki büyük etkisi yadsınamaz biçimde ortadadır. Bu etkinin sergilenişinde “açıklık”, “özgürlük”, “demokrasi”, “eğlence”, “fırsat”, “yığın kültürü”, “pazar rekabeti” gibi güzel sözler de var. Bu sözcükleri geliştirenler medyanın gerisinde yer alan kimi “düşün gücü” bireyleri ya da kümeleri. Uygulayıcılar da medya işverenleri ya da duyuk (haber), bilgi ve yoruma sıkıdenetim koymuş olan basın-yayın ağaları. Yukarıdaki çekici sözler, kolay yutulsun diye acı ilâcın üstüne sürülmüş şeker gibi, artlarındaki gerçek kimliği gizlemeğe yarıyor.

Bu yazıyı 22 Temmuz 2007 seçimlerinin sonucu nedeniyle mi kaleme alıyorum? Evet! Sonucun tüm incelemesi bu yazıya sığmaz. Bu nedenle, kitle iletişim araçlarının geçmişi, yapılanması ve günümüzdeki işlevi üstüne kimi değerlendirmelerle yetineceğim.

***

Önce belirtmeli ki, “özgür basın” kavramı başta olmak üzere, demokratik kitle iletişim araçları savaşımının kendine özgü, oldukça şanlı bir tarihi var. Son aşamanın ne olacağı henüz kestirilemezse de, bu uğraş noktalanmamalı. Bu bağlamda, basın ve yayın özgürlüğünün en güçlü olarak Batı Avrupa’da yer aldığını ileri sürmek yanlış olmaz. Öte yandan, baskı makinesi Osmanlı sahnesine, İslâmcı hocaların karşı koymaları sonucu, geç (1727) girdi. Gerçi, basımın ön koşulu olan kâğıt önceleri yalnızca Çinlilerce biliniyordu. Araplar, Uygurlar, Türkler ve Moğollar da onlardan görüp öğrenmişler, Avrupa da bu tekniği Endülüslü Araplardan almıştı. Ama Müslüman Osmanlı “basmahane”ye karşı direnirken, İngiltere’de, John Milton’un “Areopagitica”sı başta olmak üzere, birkaç yapıt basın özgürlüğünü savunuyordu.

Osmanlı’da Fransızça bir sözcükle (“Vankulu”) nihayet Kur’an basıldığında, İngiltere’de günlük gazete çoktan yayınlanmaktaydı. İlk özel gazete “Ceride-yi Havadis”i de İstanbul’da tüccar ve konsolos yardımcısı William N. Churchill 1840’da başlattı, oğlu Alfred sürdürdü. Osmanlı’nın yarı-sömürgeleşmesinin ilk büyük adımı olan ve ülke pazarını dışardan gelecek endüstri ürünlerine açıp gümrükleri indiren ve yabancıya ucuz hammadde veren Osmanlı-Britanya Ticaret Antlaşması da iki yıl önce imzalanmıştı. Bu oluşumun bize de ne denli yararlı olduğunu anlatmakla görevli olan bu gazetenin ilk baskısından yaklaşık kırk yıl sonra Osmanlı devleti önlenemez yıkılışının en büyük darbesini yedi.

Öte yandan, İngiltere’de birçok çevre sıkıdenetime karşıydı. Önce, dine bağlı yaklaşım “Tanrı’nın kula us ve düşünme yeteneği verdiğini” ileri sürerek basına baskıyı eleştiriyordu. Ayrıca, ilk olarak John Locke’ın belirttiği gibi, basının ne yapacağı temelde insan haklarıyla ilgiliydi. Jeremy Bentham’ın başını çektiği “Faydacılar”a göre de, devletten kaynaklanan baskı “en çok sayıda insanın en çok mutluluğu”na sınır getiriyordu. Bentham basın özgürlüğünü öyle tanımlamıştı ki, bu konuda özgürlük sürekli olmazsa, belirli aralıklarla yapılan seçimler kuzu sürüsünün koruyucu köpeklerinin çoğu kez bağlanarak bu yaratıkların kurtların denetimine bırakılmaları gibi bir şeydi. Üstelik, J.S.Mill’in açıkladığı üzere, gerçek ancak açık ve sınırsız bir tartışmayla ortaya dökülebilirdi.

Bu güzel düşünceler, ne var ki, yayımcılıkta yalnız devlet denetimine karşı savaşımla ilgiliydi. Despot yönetimler halkı cehalet içinde tutmağa ve yanılmaya itmeğe çabalarken, özgür basın bu salt karanlığı gerçeklerin ışığıyla aydınlatacaktı. Bu olmazsa, kamuoyu dedikodu fısıltılarına indirgenecek ve bu gizlilik de yalnız kötü yönetimlere hizmet edecekti. Britanya’da da özgürlükten yana gazeteler ağır vergilere bağlanıyor, kimi yazarları korkutuluyordu. Basın özgürlüğünün en iyi döneminde bile ciddî sorunlar yaşandı.

Kısaca, basın özgürlüğü yönünden “ütopya” ile gerçek arasında bir ayrım söz konusuydu. George Orwell’in 1972’de yazdığı bir yazıda üstünde durduğu gibi, yazarın kendi kendine koyduğu sıkıdenetim, o zaman da bugün de, kişinin çok ileri gidemeyeceğini anımsatıyordu. Ama özgürlükten yana olanlar bunun her türlü yaraya iyi geleceğini ve düşüncelerin pazarın müdahalesiz ortamında özgürce dolaşabileceğini savunuyorlardı. Gene onlar, ayrıca, özel mülkle anlatım özgürlüğü arasında bir bağ görmekteydiler.

***

Bu düşünceler iletişim pazarının kendinin de basın özgürlüğünü kısıtlayabileceğine yer vermediler. Oysa, Albert Camus 1944’te şunu yazıyordu:

“Basın ancak bir yandan hükûmetin gücüne, öte yandan da para gücüne dayanmadığı sürece özgür olabilir.”

İlk basın ağalarını yaratan da işte bu “özgür pazar rekabeti”ydi. “Demokratik” diye bilinen ülkelerde, o gün de bugün de, bu ağalar basın sürecini önemli ölçüde denetliyor, düşünceyi bu yoldan tekelleri altında tutuyorlar. Kitle iletişim araçları, günlük gazetelerden televizyon kuruluşlarına, her şeyden önce, akılcı düşünce ve bilginin aracı değil, daha çok çarpıcı, ilgi çeken ya da yürek oynatan haberlerin kaynağı oldu. Resmî siyasal güce karşı basın özgürlüğünü savunmuş olanlar bu bağlamda bir çelişkiyle karşı karşıya kaldılar, çünkü özgürlük devlet müdahalesi düşüncesinin dışına çoktan taşmıştı.

Buna karşın, pazar rekabetinden yana olduklarını söyleyen kimi özelleştirme savunucuları, özellikle eski Doğu blokundaki yönetim biçimlerinin 1989-91 arasında ortadan kalkmasıyla, basın özgürlüğünün geçmişte kalmış kökleşik görüşlerini yeniden ortaya çıkardılar. Basın özgürlüğünün koşulu pazar rekabetiydi. Sanki özel kuruluşun denetimi altındaki medya özgürlüğünün kendiliğinden kalesiydi; ama bu çerçevede bile, medya dünyasında hükûmetin parmağı, giderek ardında duyulan varlığı ya da yazarların seçerek okuyucuya sundukları görülmeyecek gibi değil. Sırtını yalnız büyük sermayeye değil, onun uygulayıcısı olan kimi medya kuruluşları halka, kendi görüşlerine göre, “ne yararsa” onu veriyorlar.

Bu “yarar”ın içinde çapkınlık masalları ve soyunma gösterileriyle donatılmış fotoğraflar yanında kana bulanmış bol resimler var da, şehit cenazeleri ve yolsuzluk haberleri az. “Medya pazarı” herkese ve her konuya açık değil. 1960’larda, giderek daha sonraları da, dar gelirli birkaçımız aramızda para toplar, “Forum” ya da “Sosyal Adalet” gibi dergileri ya da “İşçi-Köylü” benzeri gazeteleri çıkarabilir, bu yayınları uzun süre sürdürebilirdik. Ama günümüzde, yalnız Türkiye’de değil, neredeyse tüm kürede çok varlıklı çevreler hem ulusal gazetelerin, süreli yayınların, radyo ağalarının ve televizyon kuruluşlarının sahibidirler, hem de maliye pazarında, taşınmazlar işinde, yapı ticaretinde, sigortacılıkta, büyük satış yerleri zincirlerinde, giderek spor kulüplerinde büyük ağırlıkları vardır. Bu koşullarda özgür kitle iletişim araçları çok gerilemiştir.

***

Pazar liberallerinin söylediklerinin tam karşıtı olarak, bu durum rekabetin de ortadan kalkmasını doğurdu. Öyle ki, kimi uluslararası ortaklıklar ülkeleri, giderek anakaraları denetleyecek parasal güçtedirler. Örneğin, Murdoch ailesinin sahibi olduğu haber kuruluşu, kitap basan yayınevleri, televizyonları, radyoları ve film stüdyoları çalıştırır. O da, başkaları da gene aynı yere bağlı duyuru ağından yararlanırlar. Gazete görünümündeki fasarya sayfalar bu kolaylıklarla satış yaparlar. Kimileri ücretsiz dağıtılır. Bu ağa bağlı bir yayın, aynı bağlantı içindeki kitap kulübü eliyle pazarlanır, aynı ağın dergilerinde övülür ve onlara bağlı stüdyolarda filmi bile yapılır. Özgürlüğün eski savunucuları eleştirilerini yalnız resmî baskıya karşı yöneltmişlerdi. Bugüne gelince, pazar liberalizmi halkın neyi okuyup ne seyredeceğine karar veren tekeller yoluyla iletişim özgürlüğüne sınırlar getirmiştir. “Pazar rekabeti” adını taktıkları şey pazar sıkıdenetimini getirmiştir. O pazarı denetleyenler rekabetin içine hangi görüşlerin ne ölçüde gireceğine de karar veriyor. “Rekabet” ancak belirli ve onaylanmış seçenekler çerçevesinde ve yalnızca kimi zaman olabilir. O çerçeveyi titizlikle çizen de var, sınırları bilen sorumlular da. “Özgür pazar” yöntemi buraya gelip dayanmıştır. Başka bir deyişle, “bireyciliğe” ilişkin olup kulağa hoş gelen güzel sözler bireyciliğin kendini toptan ortadan kaldırma yolundadır.

Basın özgürlüğüne tehlike bugün, daha çok, ağırlığı olan pazar güçlerinden geliyor. İktidar o güçlerle ortaksa, özgürlük daha büyük tehlike altındadır. Pazar güçlerinin ya da iktidarın baskılarına hedef olmamak için, kimi yazarlar yönetimi, medyanın sahibini ya da her ikisini de memnun etmek için kendiliklerinden bir sıkıyönetim uygularlar. Kimileri yanlışları ve yalanları araştırmak isterler de. Bunların çoğu kendilerine başka bir uğraş aramak zorunda kalabilirler.

***

Bu çerçeve içinde “halkı doğru bilgilendirme hakkı” nereye oturuyor? Yurttaşın iletişim alanında yeni bir hizmet örneğine gereksinimi var. Halk kitlesine neyin yararlı olacağına kimi zaman yönetenler de doğru tanılar koymayabilir. Birkaç medya patronu ve onların imparatorlukları da bu görevi yerine getiremez. Çağdaş demokrasinin uygulanış biçimi bir bunalım yaşıyor, bir yabancılaşma sürecinden geçiyor. Genel oy hakkı ve birtakım yasal güvenceler gerçek ya da yeterli seçenekler sunmaktan uzak. Demokrasinin erdemine inancının böylesine içerik değiştirmesidir ki, son değerlendirmede çıkar yolu olmayan seçenekleri besliyor. Demokrasi ancak halk yığınlarını bilgilendirme görevini yapan bir iletişim modeliyle el ele yürüyebilir. Halkın varlığı birkaç yılda bir oy kullanmasıyla sınırlı değildir. Aşağıdan yukarıya siyasal ve ekonomik konularda katılım, tartışma, kararların alınması, uygulanması ve denetlenmesinde başrolü oynaması gerekir. Demokraside gerçek seçenekler her yerde, bu arada medyanın büyük çoğunluğunda özgürce konuşulmalıdır. Basın ve yayın özgürlüğü ilgi çeken haberlerin gazete başlıklarına taşınması ya da dışarıda ve içerde kimilerinin gönül serüvenleri değildir. Demokrasinin bir yandan iktidarın, öte yandan büyük sermayenin sultasında olmayan bir medya varlığıyla temel bağlantısı vardır. Demokrasinin yaşaması bu bağın korunmasına bağlıdır.

İLETİŞİM edebiyatokyanus@gmail.com  
   
Reklam  
 
 
edebiyatokyanus 389522 ziyaretçi (748370 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=