edebiyatokyanus
İÇERİK  
  ANA SAYFA
  YAZILAR
  => Attila İlhan Şiiri-DoDoç.Dr. Yakup ÇELİK
  => Bunalım Edebiyatı ve Modernizmin Sorunları-Svetlana Uturgauri
  => Karagöz'e Ezgi-Satı Erişen
  => Orta Oyunu Eksikliği-Nihal Türkmen
  => Orta Oyunu ve Karagöz-Nihal Türkmen
  => Dilin Yapısı ve Toplumun Yapısı-Emile Benveniste
  => Türkçe Metinlerde Bağdaşıklık ve Tutarlılık-İrem Onursal
  => Asansörle Yükseltilmek İstenen Çukurlar-Can Yücel
  => KÜLTÜR VE ÖTESİ-Cemil MERİÇ
  => Türkoloji-Cemil MERİÇ
  => Tevfik Fikret ve Batı Retoriği-Rıza Filizok
  => Estetik tarihimize bir bakış-Arslan Kaynardağ
  => MÜRSEL MECAZ-Rıza FİLİZOK
  => Başlıca Dil Bilimi Akımları-Prof.Dr. Rıza FİLİZOK
  => ZİYA OSMAN SABA’NIN NEFES ALMAK ADLI ŞİİR KİTABINDA -Yrd. Doç. Dr. Safiye AKDENİZ
  => HİKAYE VE ROMANDA “ANLATICI”YA GÖRE METİN TİPLERİ, - Yard. Doç. Dr. Safiye AKDENİZ
  => GÖSTERGEBİLİM-Yard. Doç. Dr. Mustafa Ö Z S A R I
  => TÜRKİYE'NİN ÖNEMİ-Emre Kongar
  => KÜRESELLEŞME VE KÜLTÜREL FARKLILIKLAR ÇERÇEVESİNDE ULUSAL KÜLTÜR-Prof. Dr. Emre Kongar
  => TÜRKİYE'NİN KÜLTÜREL ÖZ-ANLAYIŞI: AVRUPA BİRLİĞİ İÇİN BİR ZENGİNLİK-Emre Kongar
  => BARIŞ KÜLTÜRÜ VE DEMOKRASİ-EMRE KONGAR
  => GOP NEYİ AMAÇLIYOR, NEYİ GERÇEKLEŞTİREBİLİR-EMRE KONGAR
  => YENİ EMPERYALİZM, HUNTINGTON VE ELEŞTİRİSİ-Emre Kongar
  => KÜRESELLEŞME BAĞLAMINDA TÜRKİYE-Emre KONGAR
  => DEMOKRASİ KÜLTÜRÜ SORUNLARI-Emre Kongar
  => AVRUPA BİRLİĞİ'NE "ONURLU VE BAŞI DİK" GİRİŞ NE DEMEK-Emre Kongar
  => TOPLUMSAL VE SİYASAL GELİŞMEMİZİ ETKİLEYEN MARKALAR-Emre Kongar
  => KÜRESELLEŞME, MİKRO MİLLİYETÇİLİK, ÇOK KÜLTÜRLÜLÜK, ANAYASAL VATANDAŞLIK-Emre KONGAR
  => NİYAZİ BERKES'DE ÇAĞDAŞLAŞMA KAVRAMI-Emre KONGAR
  => KEMAL TAHİR-Hilm Yavuz
  => OYUNLARIM ÜSTÜNE-Nazım Hikmet
  => OYUN YAZARI OLARAK-Ataol Behramoğlu
  => POPÜLER EDEBİYAT- M. Orhan OKAY
  => HER SÖZ BİR ŞEY SÖYLER-Feyza HEPÇİLİGİRLER
  => Tiyatronun Kökeni, Ritüel ve Mitoslar
  => ROMANDA KURMACA VE GERÇEKLİK
  => Fuzûlî’nin Hikaye-i Leylâ ve Mecnun’u
  => SEZAİ KARAKOÇ ve HİS “;KAR ŞİİRİ”;-Selami Ece
  => İSTANBUL’UN AHMED MİDHAT EFENDİNİN ROMANLARINA TESİRİ
  => AHMET MİDHAT’A ATFEDİLEN BİR ESER: “HÜKM-İ DİL” VE MANASTIRLI MEHMET RIFAT
  => CEZMİ ÜZERİNE BAZI DÜŞÜNCELER
  => "EDEBİYATEĞİTİMİ"NDE "EDEBÎ METİN"İN YERİ VE ANLAMI
  => Mustafa Kutlu ve Rüzgârlı Pazar
  => BİR BİLİM ADAMININ ROMANI” ÜZERİNE GEÇİKMİŞ BİR TAHLİL
  => ÖLÜMÜNÜN 50. YIL DÖNÜMÜNDE
  => “MİT”TEN “MODERN HİKÂYE” “HİKÂYE”NİN SERGÜZEŞTİ
  => EDEBİYAT DİLİ/EDEBÎ DİL
  => BİR NESLİN VEYA BİR ŞAİRİN ROMANI: MÂİ VE SİYAH
  => İSTİKLÂL MARŞI’NIN TAHLİLİ
  => CAHİT KÜLEBİ
  => TEVFİK FİKRET’İN ŞİİRLERİNDE TRAJİK DURUM
  => MEHMED RAUF’UN ANILARI yahut EDEBÎ HATIRALARIN YAYIMI ÜZERİNE BİR DENEME
  => MEÇHUL BİR AŞKIN SON NAĞMELERİ: TEVFİK FİKRET’İN “TESADÜF” ŞİİRLERİ / YARD. DOÇ. DR. NURİ SAĞLAM
  => Tarihsel Romanın Eğitimsel İşlevi
  => ALIMLAMA ESTETİĞİ VE EDEBİYAT ÖĞRETİMİ1
  => Tanzimat Dönemi Oyun Yazarliginda Batililasma
  => SİNEMA VE EDEBİYAT TÜRLERİ
  => EDEBİYAT EĞİTİMİ, ESTETİK BİR HAZZIN EDİNİMİ
  => EDEBÎ TENKİT
  => ADALET AĞAOĞLU’NUN DAR ZAMANLAR ÜÇLEMESİNDE KİMLİK SORUNU
  => Halit Ziya ve Mehmet Rauf'un hayatları ile romanları
  => YAZIN VE GERÇEKLİK
  => MİLLÎ EDEBİYAT
  => HECE-ARUZ TARTIŞMASI/ Arş.Gör.Oğuzhan
  => AHMET HAŞİM’İN ŞİİRLERİNDE ATEŞİN DİLİ / ARŞ. GÖR. VEYSEL ŞAHİN
  => ROMAN TEKNİĞİ BAKIMINDAN YABAN
  => TANZİMATTAN GÜNÜMÜZE COCUK EDEBİYATI
  => KADIN VE EDEBİYAT
  => Şiirin Temel Özellikleri-Christopher Caudwell
  => EDEBİYAT EĞİTİMİ: HERMENEUTİK BİR YAKLAŞIM Vefa TAŞDELEN
  => VOLTAİRE VE ROUSSEAU ETRAFINDA AYDINLANMA ÇAĞI FRANSIZ YAZINI
  => TÜRKİYE’DE ULUSAL KÜLTÜR TARTIŞMALARI BAĞLAMINDA ÇAĞDAŞ UYGARLIK SORUNU
  => EDEBİYATIN DİLİ ÜZERİNE
  => TARİHİN SINIFLANDIRILMASI
  => Türk Milletini Uyandıran Adam: Attila İlhan
  => EDEBİYAT DERSLERİNİN İÇERİĞİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ KONUSUNDA
  => "Yalancı şöhretlerin Gerçek Yüzünü Ortaya Koydum"-Hilmi Yavuz
  => AVRUPA BİRLİĞİNİ YARATAN NEDENLER VE TÜRKİYE Metin AYDOĞAN
  => DİVAN ŞİİRİYLE HALK ŞİİRİNDE ORTAK BİR SÖYLEYİŞ BİÇİMİ
  => divan şiirindeki sevgili tipini alaya alan bir roman
  => ALIMLAMA ESTETİĞİ VE EDEBİYAT ÖĞRETİMİ
  => BAĞLANMA VE ÇELİŞKİ
  => Antik Çağ’da Tarih Yazmak
  => TARİHÎ ROMANDA POST-MODERN ARAYIŞLAR
  => Kültürel Batılılaşma
  => GARPÇILAR VE GARPÇILAR ARASINDAKİ FİKİR AYRILIKLARI
  => Harf Devrimi Üzerine Yeniden Düşünmek
  => EDEBİYAT ÖĞRETİMİNDE WALDMANN MODELİ
  => KEMÂL AHMED DEDE VE TERCÜME-İ MENÂKIB-IMEVLÂNÂ’SI
  => TARİHSEL GELİŞİM SÜRECİ İÇERİSİNDE URDUCA
  => Avrupalılaşmak mı, Avrupalılaştırmak mı?CEMİL MERİÇ
  => ŞAİRANE BİR ÇEVİRİ yahut TOPLUMBİLİMİN SERÜVENLERİ Cemil MERİÇ
  => 47 LİLER YAHUT BİR ROMANIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
  => ZAMAN, ZAMAN – I TERAKKİ Cemil Meriç,
  => Kırk Ambar (Cilt1)
  => KADIN RUHU, Cemil Meriç
  => Umrandan Uygarlığa-C.Meriç
  => Balzac’tan önce modern roman-Cemil Meriç
  => ARİSTARK’LA ZOİL-c.meriç
  => ELİNDE CENNET AÇAN ZEND AVESTA- c.meriç
  => SELEFÎLİK–SÛFÎLİK VE ÂKİF-SÜLEYMAN ULUDAĞ
  => Mehmet Âkif- Mâhir İz’e Yazdığı Mektuplar
  => DİDO SOTİRİYU’NUN ROMANI GİBİ BİR ROMANIMIZIN OLMAYIŞI
  => HİLMİ YAVUZ’UN DENEMECİLİĞİ
  => İRONİ KAVRAMI, GERÇEKÜSTÜCÜLÜK VE ERCÜMEND BEHZAD LAV ŞİİRİ ÜZERİNE
  => OKUNAMAYAN ROMANLAR
  => Gelenekçilik Geleneğe Dahil Değil
  => Türk Tiyatrosunda İronik Söz, İronisiz Metin
  => Postmodernist İroni
  => NÂZIM HİKMET ŞİİRİNİN SİYASİ ETKİLERİ
  => NÂZIM HİKMET ŞİİRİNDE SİNEMASAL ÖĞELER
  => Savaş
  => Newton, Goethe ve Sosyal Bilimler
  => Bir Afyon (!) Olarak Diktatörlükten Demokrasiye Futbol
  => Adorno Yüz Yaşında
  => Theodor Adorno: Kültür Endüstrisini Yeniden Düsünürken
  => ADORNO'NUN KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ KAVRAMI ÜZERİNE
  => ADORNO’NUN KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ KAVRAMI ÜZERİNE
  => Frankfurt Okulu
  => TARİHİ MADDECİLİK VE KAPİTALİZM - ÖNCESİ TOPLUMLARASYA TOPLUMU - FEODALİTE Asaf Savaş AKAT
  => POSTMODERNİZM GEÇ KAPİTALİZMİN KÜLTÜREL MANTIĞI
  => Postmodernizm Ya da Geç Kapitalizmin Kültürel Mantığı 2
  => Postmodernizm Ya da Geç Kapitalizmin Kültürel Mantığı 3
  => DİMİTRİ KANTEMİR'İN DOĞUBİLİM ARAŞTIRMALARINA KATKISI Georges Cioranesco
  => DİMİTRİ KANTEMİR'İN DOĞUBİLİM ARAŞTIRMALARINA KATKISI Georges Cioranesco 2
  => II. MEŞRUTİYET'TE SOLİDARİST DÜŞÜNCE: HALKÇILIK Zafer Toprak
  => II. MEŞRUTİYET'TE SOLİDARİST DÜŞÜNCE: HALKÇILIK Zafer Toprak 2
  => Türkoloji Araştırmaları Makaleler Veritabanı
  => Yeni Makaleler
  => Türkoloji Araştırmaları Dergisi
  => Türkoloji Makaleleri
  => ŞAİR DUYARLILIĞI Afşar TİMUÇİN
  => Yazılar.....
  => SEÇME YAZILAR
  => EDEBİYAT Tez / Makale / Kitap ara
  => Orhan Pamuk: Babamın bavulu Nobel konuşması
  => PiVOLKA'da Çıkan Yazılar
  => Amin Maalouf Üstüne
  => Öykünün Yüzyılı /Feridun ANDAÇ
  => Cumhuriyet Dönemi Türk Felsefesinde Bir Hareket Noktası Olarak Teoman Duralı-oktay taftalı
  => Sofist Bilgeliğin "Empirist" Dayanakları Üzerine 0.TAFTALI
  => Birlik ve Liderlik Hayalleri O.TAFTALI
  => Eğitilemeyen Bir Varlık Olarak İnsan O.TAFTALI
  => Çağdaş Bir Tarım Toplumuna Doğru O.TAFTALI
  => Sosyo-Politik Bağlamda Bir Dekadans Olarak Bilgi Toplumu O.TAFTALI
  => Aşkla Varolan Hayatlar O.TAFTALI
  => Batı Medeniyetinin Mutsuz Çocuğu Entelektüel O.TAFTALI
  => Nihat Genç Yazıları
  => Batılı Tarih Bilimi ve Tarihin Mantığı
  => Bir Hayat Alanı Olarak Aile O.TAFTALI
  => Bir Savaşın Kavramları Üzerine
  => Çalışma ve Erdem Kavramları Arasındaki İlgi Üzerine O.TAFTALI
  => Değer Üreten Hayatlar
  => Doğu'nun Hayal Ülkesi O.TAFTALI
  => Dostlukla Yükselen Hayatlar O.TAFTALI
  => Şiirimizin Hazin Sonu O. TAFTALI
  => Soğuk ve Sıcak Hayatlar OKTAY TAFTALI
  => Yalanın Fenomenolojisi O. TAFTALI
  => Günümüzde Medya Kılavuzluğu - Günümüzde Medya Kılavuzluğu
  => Ermeni Meselesinin Kökenini Batının Irkçılığında Aramak Lazım Prof. Dr. Türkkaya Ataöv
  => Osmanlı’dan Lozan’a Musul-Kerkük
  => “Sözümü Tutamadım, Artık Yaşayamam” Turhan Feyizoğlu
  => Gerilla Mustafa Kemal ve Türk Yurtsever Kurtuluş Hareketi Turhan Feyizoğlu"
  => SİYASİ TARİH YAZILARI -YEREL TARİH YAZILARI
  => Yazarlar - yazılar
  => TÜRKİYE’DE MUHAFAZAKÂRLIĞIN DÜŞÜNSEL - SİYASAL TEMELLERİ
  => yazılar 1
  => yazılar2
  => türk dünyası
  => Derin devlet
  => YAZILAR,
  => SOSYOLOJİ.
  => YAZILAR,,.
  => TANZİMAT DÖNEMİ
  => İdealizm-Realizm
  => Cemil Meriç..
  => ilhan berk
  => NİYAZİ BERKES’İN TÜRK KİTLE İLETİŞİM TARİHİNE KATKILARI
  => yazılar.
  => yazılar..
  => yazılar,
  => yazılar,,
  => yazılar.,
  => YAZILAR.
  => YAZILAR..
  => YAZILAR-
  => YAZILAR-,
  => yazılar.1
  => y.1
  => y.2
  => y.3
  => y.4
  => y.5
  => y.6
  => y.7
  => y.8
  => y.9
  => y.10
  => y.11
  => y.12
  => y.13
  => y.14
  => y.15
  => y.16
  => y.17
  => y.18
  => y.19
  => y.20
  => y.21
  => y.22
  => y.23
  => y.24
  => y.25
  => y.30
  => y.31
  => y.32
  => y.33
  => y.34
  => y.35
  => y.36
  => y.37
  => y,38
  => y.39
  => y.40
  => y.41
  => y.42
  => y.43
  => y.44
  => y.45
  => y.46
  => y.47
  => İnsan-Mekan İlişkileri
  => SANAT VE ELEŞTİRİ
  => Türkiye’de olumsuz Pierre Loti eleştirileri
  => TÜRKiYE’DE MODERN EDEBİYAT ELEŞTİRİSİ
  => ATATÜRK,
  => MAKALELER:
  => MAKALELER,
  => yz
  => yz1
  => yz2
  => yz3
  => yz4
  => yz5
  => yz6
  => yz7
  => yz8
  => FRIEDRICH NIETZSCHE’NİN TARİH ANLAYIŞI
  => Edebiyat Nedir?
  => YM1
  => YM2
  => YM3
  => YM4
  => YM7
  => YM8
  => YM9
  => İbn Battûta’da “Ahı” Kelimesi ve Anadolu
  => Simone de Beauvoir: Abjeksiyon ve Eros Etiği
  => Toplumsal Cinsiyet Düzenlemeleri
  => Psikanalitik ve Post-Yapısalcı Feminizm ve Deleuze
  => Tarihsel Bir Perspektif Üzerinden İroni Tür ve Tekniklerinin Gelişimi ve Bazı Uygulama Örnekleri Tarihi Gelişim
  => İroni ve Melankoli*
  => İroni, Nostalji ve Postmodern
  => “Daha İyi Anlamak İçin Daha Fazla Açıklamak” İsteyen Bir Yorumbilimci: Paul Ricœur
  => Kendi (Paul Ricœur Üstüne)
  => Sersemleşme Okulu
  => Osmanlı ve Avrupa Arasındaki Karşılıklı Etkileşimde Etnomaskeleme
  => Antik Yunan Tragedyasının Metafiziği
  => Sonbahar Mitosu: Tragedya*
  => Ayrışma, Çatışma ve Fanatizm
  => Fanatizm İlkelliktir
  => Tuhaf Bir Çocuk
  => Huzursuz
  => Benjamin’in Mistisizmine “Üç Yönlü Yol”
  => Renan, Irk ve Millet
  => Varlık, Benlik, Hatırlayış ve Unutuş Üzerine
  => Hangi Kilidin, Hangi Anahtarı?
  => Romanda Tarih
  => Bugün Psikanalizi Tartışmak
  => Kültürde Bakış
  => 1930 Goethe Ödülü Dolayısıyla Frankfurt Goethe Evi’nde Konuşma
  => Jacques Derrida ve Konukseverlik Sorusu
  => Metafiziğin Kalesi Hakkında Düşünmek
  => Hakların İadesi
  => Modern Etiğin İki Temel Direği Agnes Heller
  => Ezoterizme Genel Bir Giriş
  => Turnanın Semahı, Ezoterizmin Zamanı: Bektaşi ve Alevi Zaman Kavrayışla
  => Yeni sayfanın başlığı
  => Ulus-Ötesinden Hukuka Bakmak: Jürgen Habermas
  => Yeni Perspektifler Gerçeğin Çölüne Hoşgeldiniz
  => Orlan: Kırılan Ten Kubilay Akman
  => Pusudaki Ten, Vice Versa
  => Cimri ve Çöp Arasındaki Güçlü İlişki Üzerine
  => Demokrasi Kavramı Üzerine Hayli Spekülatif Bir İrdeleme
  => Benim Çöp Bayramım
  => Kamu Yeniden Kurulurken Kadınlara Ne Olacak?
  => Sonsuzluğun Sınırında: Immanuel Kant
  => Kant ve Üniversite İdeası
  => İki Yüzüncü Ölüm Yıldönümünde: Immanuel Kant ve Kantçılık
  => Kant ve Yeni Kantçılık
  => Otuz Beşinci Gece: Ruh, Can, Hayat, Ölüm, Akıl ve Öte Dünya Üzerine1
  => Ölüm Üzerine Tıbbi Çeşitlemeler
  => Ölüme Karşı Ölüm
  => Avrupa İçin Yeni Bir Ethos Üzerine Düşünceler
  => Avrupa ve Ötekileri
  => Sûfî Şiirinin Poetikası
  => Byron ve Romantiklik
  => Kötülük Toplumu ve Biçimin Muhalefeti
  => Balkanlar: Metaforların Çarpıştığı Bir Savaş Alanı
  => Badiou: Etik Üzerine
  => “Semen est Sanguis" Yahudilikte ve Hıristiyanlıkta Kan
  => Âdet Kanaması Tecrübesi: Sınırlar ve Ufuklar
  => Said ve Saidciler ya da Üçüncü Dünya Entelektüel Terörizmi
  => Kültür Endüstrisini Yeniden Düşünürken
  => Adorno ve Tanrının Adı
  => Kant, Adorno ve Estetiğin Toplumsal Geçişsizliği
  => Adorno ve Berg
  => İbn Battûta Seyahatnamesi
  => Irak Savaşı ve Sivil Etkinlikler
  => Yamalı Çelişkiler Semti: Saraybosna'dan Yenibosna'ya
  => Halkla Birlikte Bir Çağdaş Kent Söylemi Üzerine
  => Yeni Dünya Düzeninin Sonu?
  => Selçuklular Anadolu’da
  => Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubâd Dönemine (1220-1237) Bir Bakış
  => 13. Yüzyılın Başında Anadolu’da Ticaret
  => Selçuklular Döneminde Anadolu’da Felsefe ve Bilim (Bir Giriş)
  => Nietzsche ve ‘Akla’ İsyan
  => Bizans Manastır Sistemine Giriş
  => Öğrenci Radikalizmi Üzerine Düşünceler
  => 1968’i Yargılamak ya da 68 Kuşağına Mersiye
  => “Gelecekte İnsanlara Çok Güzel Görüneceğiz”
  => Nevroz, Psikoz ve Sapkınlık
  => Üniversitede Psikanaliz Öğretmeli miyiz? Sigmund Freud
  => Psikanalist Kimdir?
  => Nerelisiniz?
  => Irak’a Kant Çıkarması
  => Bizans Şaşırtıyor
  => 12 eylül dosyası
  => FETHİ NACİ: Cesur, Gerçekçi Ve Halkçı... İzzet Harun Akçay
  => SON OKUDUKLARIM- İzzet Harun Akçay
  => Sabahın yalnız kuşları-İzzet Harun Akçay
  => Bir Portre - Cahit Sıtkı TARANCI - Şükran KURDAKUL
  => ŞİİR NEDİR? Cahit Sıtkı TARANCI
  => Afşar TİMUÇİN - Şair Duyarlığı
  => Ahmet KÖKLÜGİLLER - Karacaoğlan'ın Yaşamı ve Şiirleri
  => Atilla ÖZKIRIMLI - Dadaloğlu ve Çevresi
  => Aysıt TANSEL - Metin Eloğlu
  ARAŞTIRMA-İNCELEME
  SÖYLEŞİ
  DENEME
  ATTİLA İLHAN
  ATTİLA İLHAN-KÖŞE YAZILARI
  E-KİTAP
  ANSİKLOPEDİK
  SATRANÇ VİDEO DERSLERİ DÖKÜMANLAR
  SATRANÇ OYNA
  ŞİİR
  DİL ANLATIM TÜRK EDEBİYATI - LİSE KAYNAK
  EDEBİYAT RADYO
  EDEBİYATIMIZDA ŞİİR ROMAN ÖYKÜ (dinle)
  100 TEMEL ESER (dinle)
  100 TÜRK EDEBİYATÇISI (dinle)
  SESLİ KİTAPLAR
  FOTOĞRAF ÇILIK
  E-DEVLET
  EĞİTİM YÖNETİMİ DENETİMİ
  RADYO TİYATROSU
  ÖĞRETMEN KAYNAK
  EDEBİYAT TV
  SÖYLEŞİLER - BELGESELLER TV
  RADYO KLASİK
  TÜRKÜLER
  GAZETELER MANŞETLER
  ÖYKÜ ANTOLOJİSİ
  DERGİLER - KİTAPLAR - KÜTÜPHANELER
  E-DERGİ
  KİM KİMDİR BİYOGRAFİLER
  ZİYARETÇİ DEFTERİ
  İLETİŞİM
  EDEBİYAT OKYANUS
Tevfik Fikret ve Batı Retoriği-Rıza Filizok

 

 

Tevfik Fikret ve  Batı Retoriği

 

                                                         RızaFilizok

 

 Öğrencilerime:

 

  Şinasi, Ziya Paşa, Namık Kemal gibi Tanzimat dönemi aydınları yeni edebî türlerin ilk örneklerini vererek  düşünce hayatımızın Batıya yönelmesini sağladılar. Gördükleri iş büyüktü, ancak onlar zevk ve yetişme itibariyle eski kültürümüze bağlı olduklarından ve sosyal problemlerle uğraşmak zorunda kaldıklarından ortaya koydukları eserler, Avrupaî bir edebiyatın kusursuz örnekleri değildi. Şinasi, gerçek bir öncü idi, Tanzimattan sonra edebî hayatımızda bütün büyük değişiklikler onunla başlamıştı. Bununla birlikte  gazetecilikten şairliğe, tiyatro yazarlığından sözlük yazarlığına kadar hemen her yeniliği başlatmak zorunda kaldığından  edebiyat teorisiyle derin bir şekilde uğraşmak imkanını bulamamıştı. Şinasi'nin açtığı yoldan yürüyen Namık Kemal, kuvvetli kalemiyle yeni  edebiyatın tutunmasını sağladı.   Bununla birlikte  sosyal problemlerle ve hukuk sistemiyle uğraşmak zorunda kalması Namık Kemal'in de edebiyat teorisiyle ilgili eserler vermesine fırsat bırakmadı.  Ziya Paşa ise eski edebiyatımızla yeni edebiyat arasında bocalayan bir şahsiyetti.

Şinasi, Ziya Paşa ve Namık Kemal'in açtığı yoldan yürüyen Abdülhak Hamid, Şemsettin Sami ve Recaizâde Ekrem, kendilerinden önceki neslin tecrübelerinden yararlandıkları için Avrupa edebiyatını ve retoriğini  daha iyi anladılar ve temsil ettiler. 

Bizde Batı retoriğinden yararlanan ilk yazarlarımızdan birisi, Süleyman Paşa'dır. Mebâni'l İnşa adlı eserinde Fransızca edebiyat kitaplarından yararlanmış ancak bu retoriği sistematik olarak incelememiştir. Münif Paşa'nın yarım kalmış ve basılamamış olan "ilm-i belâgat- La Rhétorique" adlı eseri aydınların yavaş yavaş Batı retoriğine yöneldiğini göstermektedir.

Tanzimattan sonra eser veren  yazarlar içinde ciddi olarak ilk defa Recaizade Mahmud Ekrem, edebiyatın teorik temelleriyle ilgilendi.  O, 1879'da Mekteb-i Mülkiye'ye "edebiyat-ı Osmaniye" muallimi olarak tayin edilmişti, bu dersle ilgili  notlarını 1882'de "Talim-i Edebiyat" adıyla bastırdı.

Ekrem Bey, bu eseriyle Tanzimattan sonra başlayan yeni edebiyatın teorisini yapıyordu. Eser devrin aydınları tarafından çığır açıcı, öğretici ve yeni kurallar koyan bir çalışma olarak takdir edildi.

Recaizâde, bu eserini yazarken  Lefranc'ın "Traité Théorique et Pratique de Litterature" adlı eserinden yararlanmıştı. Lefranc'ın eserinde devrin bütün klasik retorik kitaplarında olduğu gibi edebiyat, psişik hayatın unsurlarına dayanılarak analiz ediliyordu. Ekrem bey, bu görüşe paralel olarak edebî eserleri "fikir, his, hayal, hafıza gibi genel; deha , hüsn-i tabiat, zerâfet yahut nüktedanlık gibi daha özel" psikolojik kategoriler içinde analiz etmiştir. Ekrem Bey, Lefranc'a uyarak bu eserinde "Güzel yazmak, iyi düşünmek, iyi hissetmek, iyi ifade etmekten ibarettir" düsturuna varıyordu. Tevfik Fikret, daha sonra bu düsturdan "Güzel düşün, iyi hisset; yanılma, aldanma; ne varsa doğrudadır; doğruluk şaşar sanma!" mısralarının ilhâmını almakla kalmayacak, düşünceyi, hissi ve iyi ifade etmeyi yani formu, sanatının üç temel öğesi haline getirecektir.

Muallim Naci ve Recaizâde Ekrem Bey, Galatasaray lisesinde okuduğu yıllarda Tevfik Fikret'in edebiyat hocası olmuşlardı. Fikret eski edebiyat taraftarları ile yeni edebiyat taraftarlarının birer kutbu olan bu iki mühim simayı yakından tanımak ve birbiri ile karşılaştırmak imkanını bulmuş, ilk şiirlerinde tesirinde kaldığı Muallim Naci' etkisinden kısa zamanda kurtularak  Batı retoriğini öğreten ve edebiyatta yenileşmeyi temsil eden Recaizâde Ekrem Bey'in yanında yer almıştı. Tevfik Fikret'i derinden etkileyen Recaizâde Ekrem Bey Doğu belâgatini tamamen reddetmiyordu, ancak onun, çağın ihtiyaçlarını karşılayamadığını da biliyordu. Bundan dolayı gençleri Batı retoriğine yöneltti.

Tevfik Fikret hocasının açtığı bu yoldan yürüdü. Ancak hocası gibi nazariye ile uğraşmadı. Çok iyi fransızca bilen, Galatasaray lisesini birincilikle bitiren  Fikret'in Ekrem Bey'in kitabı dışında, fransızca yazılmış retorik kitaplarından da yararlandığı şüphesizdir, bu okumalarının ip uçlarını devrin mecmualarında yayınlanan makalelerinde görmekteyiz. Fikret'in bu okumalar sonucunda  Batı retoriğinin temel niteliklerini kavradığını   ve bütün halinde şiirine uyguladığını söyleyebiliriz. Halit  Ziya'nın nesirde yaptığını o şiirde yaptı. Halit Ziya'nın ve Tevfik Fikret'in yeni bir teori ile beslenen eserlerinin başarısı, eski edebiyat taraftarlarıyla yeni edebiyat taraftarları arasında sürüp giden kavganın Avrupaî edebiyat taraftarlarının zaferiyle sonuçlanmasını sağladı. 

Bu güne kadar yapılan araştırmalarda, Fikret'in Batı retoriği ile ilgisi üzerinde durulurken genellikle şairin bu retorikten sadece Enjambement ve Sone gibi unsurları şiirimize taşıdığı belirtilmekle yetinilmiştir. Aslında Fikret klasik batı retoriğinin  temel prensiplerini ve figürlerini  bir bütün halinde Türk şiirine  taşıyan ilk şairimizdir. Onun şiirlerinin temel özelliğini oluşturan biçim ve içerik bütünlüğünün gerisinde bu gelenekten alınan dersin büyük payı olduğu düşüncesindeyiz.  

Burada şu konuya da açıklık getirmek gerekmektedir. Doğu ve Batı Retoriğinde bulunan figürler  teorik olarak birbirinden çok farklı değildir, retorikler arasındaki fark bazen tasnifte bazen de onların bir retorik içinde kazandığı fonksiyonlarda ortaya çıkar. Fikret'in  getirdiği figürlerden söz ederken bu figürlerin bizde bulunmadığını söylemek istemiyoruz. Herhangi bir ülkenin folklorik ürünlerinde retoriğin bütün figürlerini bulmak mümkündür. Bunu söylerken bazı figürlerin Fikret'in şiiriyle gündeme gelip bir ifade vasıtası haline geldiğini ve  Batı ebiyatındakine  benzer yeni fonksiyonlar yüklendiğini söylemek istiyoruz.   

Klasik Batı retoriğinde "Figür de Construction" denilen yapı figürlerinden "inversion"  gramatikal düzen değişikliği, "Ellipse"  eksilti, "pléonasma"  ıtnap,  "répétition"  tekrir, "gradation"  tedric, "conjonction"  bağlaç tekrarı, "disjonction"  bağlaçları kaldırma, "apposition"  koşuntu  üzerinde en çok durulan, en çok kullanılan figürlerdir. Forma büyük bir önem veren Tevfik Fikret'in şiirlerinde de bu figürlerin oldukça sık tekrarlandığını  ve onlara yeni görevler verildiğini görüyoruz.

Tevfik Fikret'in  şiirlerinin ayırdedici niteliklerinden  birisi şekil mükemmelliğidir. Şair bu şekil mükemmelliğine ulaşırken biraz önce sözünü ettiğimiz yapı figürlerinden yararlanmıştır. Fikret'in kendi yazılarından ve çevresinde bulunanların hatıralarından şiirlerini,  ilhamına uyarak değil, uzun çalışmalar ve arayışlar sonunda yazdığını biliyoruz. Kendisine Parnasyenleri özellikle de F. Coppée'yi örnek alan şair, kolay kolay ulaşılamayacak bir biçim mükemmelliğini yakalamıştır. Romantizme bir tepki olarak doğan Parnasyen şiir aslında klassisizme bir dönüştü. Yapı figürleri Fikret'in şiirlerinde ayrıca bir ritim yaratma aracıydı.

Klasik Batı retoriğinde düşünce figürleri üçe ayrılmaktaydı: Bunlar, düşünce figürleri (figures de raison), hayal figürleri (figures d'imagination), his figürleri (figures de passion)dir.  Recaizade Ekrem Bey , Talim-i Edebiyat'ta  bu tasnife yer vermişti. Bu tasnif, Psikolojinin düşünceyi idrak, imaj ve his olarak analiz etme geleneğine bağlıdır. Batı retoriğinde bunların fonksyonları da şu şekilde tespit edilmiştir: İdrak figürleri öğreticidir, imaj figürleri zevk verir, his figürleri heyecan verir.

 Düşünce figürleri'nin başlıcaları " Antithèse "  cem'ül ezdat, " suspension "  bekletme, " communication "  delil sıralama, " litote "  Za'f-ı surî, " correction "  tashih-i kelâm yahut rücu, "concession"  taviz, "occupation"  önsezili cevap, "hypothèse"  varsayım, "comparaison"  mukayesedir.  Bu figürlerden "antithèse", "suspension", " communication ", "hypothèse  "  ve " comparaison " Fikret'in en sık baş vurduğu sanatlardır.

Fikret,  fikri, düşünceyi  sanatın esası olarak görüyordu. Şiirlerinde önce geniş tasvirler yapar, sonra tasvir ettiği unsurların ilham ettiği  fikirleri ortaya koyar. Bu onun şiirlerinin kompozisyonunun esasını da teşkil eder. Fikret'in ayrıca muhakeme figürlerini  şiirini nesre yaklaştırma vasıtası olarak kullandığını görüyoruz. F. Copée'nin etkisinde kalarak şiiri nesre yaklaştırdığından dolayı Fikret çok tenkit edilmiştir. O, hiçbir zaman saf şiire taraftar olmadı, şiiri nesre yakın olduğu kadar, tiyatroya, hitabete, sohbete de yakındır. Fikret sanatının aleyhine de olsa çok değer verdiği tabiîliği elde etmek için şiir türünün sınırlarını zorlamıştır. Bu husus, onun biçime verdiği önemle bir tezat teşkil etmektedir.  

Klasik Batı retoriğinde kullanılan muhayile figürleri'nin başlıcaları,  "apostrophe"  iltifat yahut tevcih–i kelâm, "hypotypose"  kısa tasvir, "hyperbole"  abartma, "prosopopée"  teşhis ve intak, "dialogisme"  ikili konuşma, "prosopographie"  fizikî portre, "topographie"  yer tasviri, "chronographie"  zamanın tasviridir. Bu figürler okuyucunun hayal gücüne seslenen figürlerdir. Fikret'in şiirlerinde  bu figürlerin hemen tamamına baş vurulmuştur, Fikret'in şiirinin Parnasyenlerin şiirine o kadar yakın olmasının sebeplerinden birisi de budur.

Sadece Tevfik Fikret'in değil, bütün Servet-i Fünûn şiirinin en belirgin yönü, tasvirlerin  ve buna  bağlı olarak da sıfatların bol olmasıdır. Resim tecrübesi bulunan Batı kültürü ile bu tecrübeye sahip olmayan doğu kültüründe edebî tasvir değişik  bir gelişim göstermiştir. Tanzimat ve Servet-i Fünûn şairleri Batının bu tecrübesini edebiyatımıza taşımaya çalıştılar. Aynı zamanda resimle uğraşan Fikret, şiirleriyle adeta tablolar çizdi. 

Edebiyatımızın hiçbir döneminde sıfatlar Servet-i Fünûn döneminde olduğu kadar bol kullanılmamıştır. Fikret'in bir varlığı çok zaman üç, dört orijinal sıfatla vasıflandırıldığını görürüz. Bu, basit bir hadise değildir. Bütün bir geleneğin, bütün bir ifade ediş biçiminin değişmesidir. Eski şiirimizde nitelendirmeler genellikle kalıplaşmıştır. Çağdaş retorik terimiyle ifade edecek olursak dilin ifade fonksiyonu gerçekleşirken "konuşan kişi"in yerini   gelenek  almıştır. Fikret, ise orijinal sıfat ve tavsiflere yönelir. Bu dilin ifade fonksiyonunun kullanılması, ferdin "ben" olarak şiirde kendisini ifade etmesi demektir. Sıfatlar, böyle bir durumda subjektif bir seçimi ifade eder: Meselâ  "paslı bulut" nitelendirmesinde Fikret, bulut kelimesinin alabileceği yüzlerce sıfattan birini seçmiş, dilin genel seçme ekseninde olmayan bir nitelendirme yapmıştır. Şairler, dünya algılamalarını, dünya görüşlerini çok zaman bu orijinal nitelendirmeleriyle yansıtırlar. 

Heyecan figürlerinin başlıcaları  "exclamation"  ünlem, "dubitation "  tereddüt, "imprécation"  beddua, "interrogation"  cevap beklenmemek şartıyla sorulan soru, "subjection" cevaplı soru, "prétérition"  tecahül-i arif, "réticence"  düşüncenin kavranmasını anlayışa bırakma, "epiphonème"  sözü vecize kıymetinde bir ünlem cümlesiyle bitirme figürleridir. Bu figürler de Fikret'in  sık baş vurduğu ifade araçlarıdır. Fikret, bu figürler vasıtasıyla kendi tutkularını, heyecanlarını okuyucusuna aktarır. Bu figürler, Dilin ifade etme ve etkileme fonksiyonlarıyla ilgilidir. Fikret'in şiirini bir hitabet şiiri haline getiren de bu unsurlar üzerindeki ısrarıdır. 

Batı retoriğinde üslubun nitelikleri ayrı bir bölüm olarak karşımıza çıkar. Bu nitelikler Batı retoriğinde genel nitelikler ve özel nitelikler olarak ikiye ayrılmaktadır. Üslubun genel nitelikleri, "clarté" yani vuzuh yahut açıklık, "précision" yani sarâhat, "naturel" yani tabiî, "variété" yani çeşitlilik, "élégance" yani akıcılık, "harmonie" yani uyumdan ibarettir. Bu konuda Batı retoriğinin doğu belâgatinden farkı, bu unsurlara kazandırdığı alt tasnifler ve kesin tanımlardır. 

Batı retoriğine göre üslubun özel nitelikleri, bilindiği gibi, "style simple" yani sade üslup, "style tempéré" yani süslü üslûp, "style élevé" yani yüksek üslup olarak üçe ayrılır. Recaizâde üslubun genel niteliklerinden çok, özel niteliklerine dikkatimizi çekmiş özel ve genel ayırımına gitmemişti. Tevfik Fikret ise devrin dergilerinde yayınladığı sohbet yazılarında ve makalelerinde üslubun genel nitelikleri üzerinde  durmuştur.  Üslubun genel kalitelerinin bugün dahi yeterince anlaşılmadığı göz önünde bulundurulursa Fikret'in bu tercihinin ne kadar yerinde olduğu anlaşılır.

Kanımızca Tevfik Fikret'i Servet-i Fünûn şiirinin zirvesine taşıyan sır, hocasını iyi dinlemesiydi, yani  ikinci bir retoriğin imkânlarından herkesten önce ve herkesten iyi faydalanmasıydı. Onun şiiri halâ kabul görüyorsa ve birçok yönden halâ bir zirve sayılıyorsa bunun  sebebi  sanatıyla çağdaş düşünceye ve tekniğe ulaşmış olmasıdır.

İLETİŞİM edebiyatokyanus@gmail.com  
   
Reklam  
 
 
edebiyatokyanus 381023 ziyaretçi (728828 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=